Turkish – English Dictionary of Law

Turkish – English Dictionary of Law, Türkçe – İngilizce Hukuk Sözlüğü
1
A
to abolish kaldırmak, lağvetmek
abolition of obstacles to freedom of
movement
dolaşım özgürlüğünü/serbestisini
kısıtlayan engellerin kaldırılması
abolition of restrictions kısıtlamaların kaldırılması
to abolish customs duties gümrük vergilerini kaldırmak
abolish: lağvetmek, kaldırmak (bir sistemi veya uygulamayı)
amend: tadil etmek (bir şeyi iyileştirmek, ıslah etmek veya
daha doğru ve eksiksiz hale getirmek amacıyla)
annul: iptal etmek (seçim), feshetmek (sözleşme)
annulment: iptal (evlilik veya kontratın bütün sonuçlarıyla iptal
edilmesi)
cancel: iptal etmek (belge, organizasyon, politika, borç)
dissolve: feshetmek (kurum, kuruluş, meclis)
nullify: hükümsüz kılmak (hukuki bir kararı veya usulü)
postpone: tehir etmek, ertelemek (bir faaliyeti)
repeal: yürürlükten kaldırmak (yasal/idari düzenleme)
suspend: askıya almak
absence yokluk, bulunmayış, gıyap; gaiblik
absence of an opinion görüş yokluğu
absence of customs protection gümrük korumasının yokluğu
abstain kaçınma; çekimser kalma
member states shall abstain from … üye devletler ..den kaçınırlar
to abstain from any measure her türlü tedbirden kaçınmak
abuse kötüye kullanma, istismar etme, kötü
muamelede bulunma
abuse of dominant position hakim durumun kötüye kullanılması
abstention çekimserlik
acceptance kabul
acceptance of appointment görevin kabul edilmesi
access giriş/girme, katılma; erişim
right of access girme hakkı, katılma hakkı; erişim hakkı
accession katılım
accession criteria katılım kriteri
Accession Partnership Katılım Ortaklığı (Belgesi)
application for accession katılım başvurusu
conditions of accession katılım şartları
instrument of accession katılım belgesi
pre-accesion aid katılım öncesi yardım
2
pre-accession strategy katılım öncesi stratejisi
accommodation konaklama
accommodation facility konaklama imkânları
accord mutabakat; razı olma; anlaşma; uygunluk
accorded advantages tanınan avantajlar
by common accord ortak rızayla, ortak mutabakatla
in accordance with uygun olarak, uyarınca
to accord advantages avantaj tanımak
to alter in accordance with the provisions set
out below
aşağıda yer alan hükümler uyarınca
değiştirmek
account hesap
account being taken tutulmakta olan hesap
accounting muhasebe
accounting officer sayman
clearance of accounts hesapların ibrası
closure of accounts hesapların kapanması
current account balance cari işlemler dengesi
current accounts cari işlemler
European Unit of Account Avrupa Hesap Birimi
Farm Accounting Data Network (FADN) Çiftlik Muhasebe Veri Ağı
government accountant sayman
operating accounts işletme hesapları, faaliyet hesabı
profit and loss account kar zarar hesabı
accreditation akreditasyon
International Accreditation Forum (IAF) Uluslararası Akreditasyon Forumu
International Laboratory Accreditation
Cooperation (ILAC)
Uluslararası Laboratuvar Akreditasyon İşbirliği
Örgütü
to accrue tahakkuk etmek; çoğalmak, birikmek;
eklenmek
customs duties accrued on the product mala tahakkuk eden gümrük vergisi
Acquis Communautaire Topluluk Müktesebatı
acquisition iktisap, kazanım, devralma
acquisition of shares hisse iktisabı
acquittal beraat, aklanma; ibra
act hareket, fiil/eylem; işlem; belge; kanun/yasa
act declared void hükümsüz ilan edilen tasarruf/işlem
act of the Council (Council act) Konsey tasarrufu/işlemi
contested act itiraz edilen tasarruf/işlem
failure to act hareketsizlik, işlemden kaçınma
original acts asıl belgeler, temel işlemler
Single European Act (SEA) Avrupa Tek Senedi
3
to fail to act hareketsiz kalmak, savsaklamak
to review the legality of acts of the Council Konsey tasarruflarının/işlemlerinin hukuka
uygunluğunu denetlemek
action eylem;dava; davranış;tutum
action for compensation tazminat davası
action for failure to act hareketsizlik/eylemsizlik davası
action programme eylem programı
concerted action uyumlu eylem
food safety action plan gıda güvenliği eylem planı
improper action aykırı davranış, uygunsuz davranış
joint action ortak eylem
to bring an action (before the court) dava açmak
to bring an action for an infringement ihlal nedeniyle dava açmak
to proceed by common action ortak tutum izlemek
activity faaliyet/etkinlik
branch of activity faaliyet dalı
categories of economic activity ekonomik faaliyet kategorileri
level of activity faaliyet seviyesi; iş hacmi
active: faal/etkin
activity: faaliyet/etkinlik
effective: etkili/müessir
effectiveness: etkililik
efficiency: etkililik/müessiriyet
efficient: etkili/müessir
productive: verimli
adaptation uyarlama
add katma, ekleme, ilave
added value katma değer
Additional Protocol Katma Protokol
additive katkı maddesi
address adres
to address hitap etmek, yöneltmek
this decision is addressed to the Member
States
bu karar Üye Devletlere yöneliktir
to adopt kabul etmek, kabul kararı vermek;
kanunlaştırmak (meclis); evlat edinmek
adoption kabul etme, kanunlaştırma, evlat edinme
has adopted this regulation işbu tüzüğü kabul etmiştir
hereby adopts this resolution işbu ilke kararını kabul etmiştir
when member states adopt these measures üye devlet bu önlemleri kabul ettiğinde
4
adaptation: uyarlama
adoption: kabul etme
alignment: uyum/ uyumlaştırma
approximation: yakınlaştırma
harmonisation: uyum/ uyumlaştırma
incorporation: derc etme
transposition: aktarım
to administer yönetmek/idare etmek
administrative arrangements idari düzenlemeler
administrative reform idari reform
Common Transit and Single Administrative
Document (SAD)
Ortak Transit ve Tek İdari Belge
Single Administrative Document Tek İdari Belge
admission kabul; izin, giriş; kabul izni; itiraf, ikrar
readmission geri kabul
temporary admission geçici kabul
adulteration tağşiş, aldatma, kandırma
advantage fayda,yarar,avantaj
accorded advantages tanınan avantajlar
mutual advantage karşılıklı yarar
to accord advantages avantaj tanımak
to cause a disadvantage bir zarara sebep olmak, sakıncalı bir duruma
meydan vermek
to involve an advantage bir avantaj içermek
advertisement reklâm
board of advertisement reklam kurulu
commercial advertisement ticarî reklâm
misleading advertisement aldatıcı reklâm
secret advertisement gizli reklâm
agency kurum; ajans; daire; birim
European Agency for the Evaluation of
Medicinal Products (EMEA)
Avrupa Tıbbi Ürünler Değerlendirme Ajansı
European Agency for Safety and Health At
Work (EU-OSHA)
Avrupa İş Sağlığı ve Güvenliği Ajansı
European Environment Agency Avrupa Çevre Ajansı
European Productivity Agency Avrupa Verimlilik Ajansı
European Space Agency (ESA) Avrupa Uzay Ajansı
paying agency ödeme kuruluşu
specialised agency uzmanlaşmış kurum
to agree anlaşmak, mutabakata varmak; kararlaştırmak
5
has agreed as follows aşağıdaki gibi anlaşmıştır
have agreed on the following provisions (in
convention)
aşağıdaki hükümler üzerinde anlaşmıştır
(uluslararası sözleşmelerde)
agreement anlaşma
association agreements ortaklık anlaşmaları
agreement on pre-shipment inspection sevkiyat öncesi kontrole ilişkin anlaşma
categories of agreements anlaşma kategorileri
EC-Turkey Association Agreement AT-Türkiye Ortaklık Anlaşması
energy sales and treasury guarantee
agreements
enerji satış ve hazine garantisi anlaşmaları
exclusive distribution agreements tek elden dağıtım anlaşmaları
exclusive purchasing agreements tek elden satın alma anlaşmaları
franchise agreements franchising anlaşmaları
free trade agreement serbest ticaret anlaşması
General Agreement on Tariffs and Trade
(GATT)
Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması
inter-enterprise agreement şirketler arası anlaşma
Interim Agreement (1973) Geçici Anlaşma
notification of inter-enterprise agreement şirketler arası/teşebbüsler arası/firmalar arası
anlaşmaya ilişkin bildirim/ihbar/tebliğ
Partial European Agreements Avrupa Kısmi Anlaşmaları
plurilateral agreements çoklu anlaşmalar
proposed agreement önerilen anlaşma
public service concession agreements kamu hizmeti imtiyaz anlaşmaları
Schengen Agreement Schengen Anlaşması
specialisation agreement uzmanlık anlaşması
to conclude an agreement anlaşma yapmak
to renew agreements anlaşmaları yenilemek
agriculture tarım
agricultural and forestry tractors tarım ve ormancılıkta kullanılan tekerlekli
traktörler
agricultural combat research institutes zirai mücadele ve araştırma enstitüleri
agricultural currency unit tarım hesap birimi
agricultural markets tarımsal piyasalar
agricultural prices tarım fiyatları
agricultural quarantine directorates zirai karantina müdürlükleri
agriculture sales co-operatives tarım satış kooperatifleri
Committee of Agricultural Organisations in the
European Community
Avrupa Topluluğu Tarımsal Kuruluşlar
Komitesi
Common Agricultural Policy Ortak Tarım Politikası
common organisation of agricultural markets ortak tarım piyasaları düzeni
6
European Agricultural Guidance and
Guarantee Fund (FEOGA, EAGGF)
Avrupa Tarımsal Yönlendirme ve Garanti
Fonu
interventions on the agricultural market tarım piyasasına müdahaleler
processed agricultural goods işlenmiş tarım ürünleri
aid yardım
categories of aid yardım kategorileri
state aids devlet yardımları
to provide non-repayable aid geri ödemesi olmayan yardım sağlamak
air hava
air pollution measurement vehicle hava kirliliği ölçüm aracı
air transport hava taşımacılığı
alignment uyum/ uyumlaştırma
to allocate tahsis etmek, dağıtmak, pay etmek
allocated appropriation tahsis edilen ödenek
allocation tahsisat, dağıtım
allocation of funds fon tahsisatı, fon tahsisi
allowance tahsisat, ödenek,aylık bağlama,istihkak,
tahsis
annual allowance yıllık ödenek
family allowance aile yardımı
amendment değiş(tir)me/ tadil
amendment of a provision bir hükümde değişiklik
amendment to a treaty antlaşmada değişiklik yapılması
amount miktar; tutar, meblağ
amount of a compensation tazminat tutarı
amounts devoted to carrying out the
programme
programın gerçekleştirilmesi için ayrılan
miktar
compensatory amount telâfi edici tutar
correction amount düzeltici tutar
minimal amount asgari tutar
up to the amount of their share of capital kendi sermaye paylarına düşen miktarına
kadar
analysis çözümleme/tahlil/ analiz
methods of sampling and analysis numune alma ve tahlil yöntemleri
animal hayvan
animal health hayvan sağlığı
animal health and surveillance hayvan sağlığı ve zabıtası
animal health certificate hayvan sağlığı sertifikası
animal husbandry hayvancılık
animal identification code hayvan tanımlama kodu
animal identification system hayvan kimlik sistemi
7
animal passport hayvan pasaportu
animal waste hayvansal atık
animal welfare Hayvan refahı
domestic animals yerli hayvanlar, evcil hayvanlar
epidemic animal diseases salgın hayvan hastalıkları
rearing animals yetiştirme amaçlı hayvanlar
to announce duyurmak/ilan etmek
commercial announcement ticarî ilân
to annul iptal etmek
anxious to (in resolutions) arzu ederek; isteyerek
appliance alet
appliances burning gaseous fuels gaz yakan aletler
gas appliances gaz yakan aletler
household appliances ev aletleri
lifting and mechanical handling appliances kaldırma ve mekanik taşıma araçları
application uygulama, tatbik etme; başvuru
application of procedures usulün uygulanması
application of the “polluter pays” principle “kirleten öder” ilkesinin uygulanması
scope of application uygulama alanı
to apply uygulamak; başvurmak
to apply (make) a reduction indirim uygulamak (yapmak)
to apply in its entirety bütünüyle uygulamak
it shall apply from … to … .. den … e kadar uygulamada kalır
appointment tayin; görevlendirme; ata(n)ma
acceptance of appointment görevin kabul edilmesi
appropriate uygun/münasip
to appropriate ayırmak (ödenek)/tahsis etmek
appropriate supervision uygun denetim
where appropriate uygun olduğu hallerde
appropriations gider, sarf; tasarruf; ödenek
appropriation ödenek
appropriations ödeme emri verilen krediler
to approve onaylamak/tasdik etmek, uygun bulmak/tasvip
etmek; kabul etmek
approving .. (in recommendations) onaylayarak, tasvip ederek (tavsiye
kararlarında)
approves onaylar, uygun bulur/tasvip eder
prior approval ön onay
type approval laboratory tip onay laboratuvarı
unanimous approval oybirliği ile onay, oybirliği ile uygun bulma
8
approval: onay / tasdik / tasvip
assent: uygun görüş/muvafakat
endorsement: tasdik/doğrulama; onaylama
ratification: onay (uluslararası an(t)laşmalarda)
approximation yaklaş(tır)ma
approximation of legislation mevzuatın yaklaştırılması
arbitration tahkim, hakemlik
arbitration procedure tahkim usulü
arbitration clause tahkim hükmü, tahkim şartı, tahkim klozu
arbitration committee tahkim komitesi
arbitration committee for consumer problems tüketici sorunları hakem heyeti
award (decision) of an arbitration board hakem heyeti kararı
grant of licences by arbitration tahkim yolu ile lisans verilmesi
international arbitration uluslararası tahkim
pre-court settlement body (arbitration) mahkeme öncesi çözüm organı
aquaculture su ürünleri yetiştiriciliği/akuakültür
area alan, bölge
free trade area serbest ticaret bölgesi
specially protected environment area özel çevre koruma alanı
under-developed area az gelişmiş bölgeler
wildlife protection area yaban hayatı koruma alanı
arrangement düzenleme/tanzim
administrative arrangements idari düzenlemeler
arrangements having similar effect eş etkili düzenlemeler
customs arrangement gümrük düzenlemesi
duty relief arrangement gümrük muafiyeti düzenlemesi
exchange arrangement kambiyo rejimi
land arrangement arazi düzenlemesi
legal arrangement yasal düzenleme, hukuki düzenleme
Multi-Fibre Agreement (MFA) Çok Elyaflılar Anlaşması
art sanat, zanaat
artisan küçük sanatkâr
article madde; eşya; parça
in particular article(s) … thereof Özellikle ilgili …. nin … numaralı maddelerini
sole article tek madde
assent rıza; uygun bulma, muvafakat
assent of the European Parliament Avrupa Parlamentosunun uygunluk görüşü
assent of the authorities yetkili makamlarin uygun görmesi, rızası
9
assent procedure muvafakat usulü
assets varlıklar, değerler,kıymetler; alacaklar, aktifler
cultural assets kültürel varlıklar
natural assets doğal varlıklar
assessment değerle(ndir)me; keşif ve takdir etme
conformity assessment uygunluk değerlendirmesi
conformity assesment procedure uygunluk değerlendirme prosedürü
environmental impact assessment çevresel etki değerlendirmesi
mode of assessment değerlendirme usulleri
risk assessment systems risk değerlendirme sistemleri
to assign ayırmak, tahsis/tayin etmek; devretmek;
havale etmek; temlik etmek; terk etmek; ferağ
etmek (mal); ciro etmek (senet)
tasks assigned to it by the commission komisyon tarafından kendisine verilen
görevler
to assign tasks to the commission komisyonu görevlendirmek
assistance yardım,destek, iane, muavenet
mutual assistance karşılıklı yardım
Technical Assistance Information Exchange
Office (TAIEX)
Teknik Yardım ve Bilgi Değişim Ofisi
association ortaklık; birlik; dernek
associated member ortak üye
associated state ortak devlet
association agreements ortaklık anlaşmaları
EC-Turkey Association Committee AT – Türkiye Ortaklık Komitesi
EC-Turkey Association Council AT – Türkiye Ortaklık Konseyi
association institutions ortaklık kurumları
EC-Turkey Association Agreement AT-Türkiye Ortaklık Anlaşması
European Association of Teachers Avrupa Öğretmenler Birliği
European Free Trade Association (EFTA) Avrupa Serbest Ticaret Birliği
European Venture-Capital Association
(EVCA)
Avrupa Risk Sermayesi Birliği
purpose of association ortaklığın gayesi
right of association dernek kurma hakkı
to form associations ortaklıklar kurmak, dernek kurmak
association: ortaklık ; dernek
cooperation: işbirliği
joint: karma, ortak
membership: üyelik
partnership: ortaklık (birlikte çalışan iki veya daha fazla birey, örgüt, kuruluş, ülke arasında)
10
asylum iltica, sığınma
asylum seeker sığınmacı
atom atom
European Atomic Energy Community (EAECEURATOM)
Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu
Treaty Establishing the European Atomic
Energy Community
Avrupa Atom Enerjisi Topluluğunu Kuran
Antlaşma
to attain erişmek, elde etmek; kazanmak
attainment of the objectives amaçlara ulaşılması
to attain its objectives amaçlarına ulaşmak
attorneyship avukatlık
audiovisual görsel-işitsel
audit murakabe, muhasebe denetimi
audit on records kayıtların denetimi
auditor denetçi, murakıp
compliance audit uygunluk denetimi
the european court of auditors avrupa sayıştayı
ex post financial audit body harcama sonrası denetim yapan birim
ex-post external audit harcama sonrası dış mali denetim
ex-post internal audit harcama sonrası iç mali denetim
performance audit performans denetimi
risk audit risk denetimi
author yazar, müellif
author’s royalties yazarlık hakları
authority otorite, kurum; makam; yetkili; salâhiyet
assent of the authorities yetkili makamların uygun görmesi, rızası,
muvafakatı, icazeti, cevap vermesi
competent authorities in member states üye devletlerdeki yetkili makamlar
high authority yüksek otorite
national authority ulusal makam
official authorities resmi merciler
regional or local authorities bölgesel ya da yerel yönetimler
authorization yetki verme/salahiyet, izin
authorized dealers in foreign exchange döviz işlemleri yapma yetkisi almış kişi veya
kurumlar
authorizing officer ita amiri
exchange authorization kambiyo izni
investment authorization yatırım izni
preliminary authorization ön izin (topluluk mevzuatından süreli
muafiyet)
prior authorization ön izin
to revoke an authorization bir izni yürürlükten kaldırmak, izni geri almak
11
autonomy özerklik
autonomous arrangements otonom düzenlemeler
autonomous tariff otonom tarife
to have financial autonomy mali özerkliğe sahip olmak
award karar, hakem/tahkim kararı
award of an arbitration board tahkim kurulu kararı
aware (in resolutions) farkında olarak
12
B
balance denge; bakiye; bilanço
available balances kullanılabilir bakiye
balance of payments ödemeler dengesi
bank banka
banking commissions bankacılık komisyonları
banking operations (transactions) bankacılık işlemleri
banking profession bankacılık mesleği
board of governors of the bank banka guvernörler kurulu
European Bank of Reconstruction and
Development (EBRD)
Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası
European Central Bank (ECB) Avrupa Merkez Bankası
European Investment Bank (EIB) Avrupa Yatırım Bankası
liberalisation of banking services bankacılık hizmetlerinin serbestleşmesi
basic temel
basic requirements temel gerekler
basis esas; ilke, kural; temel, prensip
immovable purchased on a time share basis devre mülk esasında satın alınan taşınmaz
on a non-discriminatory basis ayrımcı olmayan bir temelde, ayrım
yapılmaksızın
on a reciprocal basis karşılıklılık temelinde
on an equitable basis hakkaniyet temelinde
behalf adına, namına, yerine
on its behalf kendi adına, kendi namına
on behalf of the governments of the member
states
üye devletlerin hükümetleri adına
benefit fayda, istifade; kar; menfaat
beneficiary faydalanan, yararlanan
right to benefit yararlanma/istifade etme hakkı
bill hesap; fatura; senet; poliçe
bill of lading konşimento
binding bağlayıcı
to have a binding force bağlayıcı gücü olmak
this regulation shall be binding in its entirety
and directly applicable in the member states
bu tüzük üye devletlerde bütünüyle
bağlayıcıdır ve doğrudan uygulanır.
bio biyo
bio-availability biyoyararlanım
biodegradable biyolojik olarak parçalanabilen
bio-equivalence biyoeşdeğerlik
board idare meclisi; kurul
13
account experts board hesap uzmanları kurulu
award of an arbitration board tahkim kurulu kararı
Board of Directors of the Bank Banka Yönetim Kurulu
Board of Governors of the Bank Banka Guvernörler Kurulu
decision of an arbitration board tahkim kurulu kararı
body birim, organ, kuruluş; kurum
competent body yetkili organ, yetkili birim
notified body onaylanmış kuruluş
pre-court settlement body (arbitration) yargılama/duruşma öncesi çözüm organı
(tahkim)
status of a body bir kurumun statüsü, bir organın statüsü
to resign as a body toplu olarak istifa etmek
border sınır, hudut
border inspection post sınır kontrol noktası
brand marka; cins; çeşit
brand name marka adı
bribery rüşvet
bribery: rüşvet
corruption: yolsuzluk
counterfeit: taklit, sahte
fraud: sahtekârlık, dolandırıcılık
to bring an action (before the court) dava açmak
budget bütçe
draft budget bütçe taslağı
extra budgetary fund bütçe dışı fon
burden yük, külfet
burden-sharing külfet paylaşımı, masraf paylaşımı
cadastre kadastro
14
C
calibration kalibrasyon
in camera kapalı(gizli) oturum
to cancel iptal etmek
unilateral cancellation tek taraflı fesih
capacity kapasite, yetenek; ehliyet, yetki; sıfat; hacim;
istiap haddi
capacity decrease kapasite indirimi
capacity utilisation kapasite kullanımı
competitive capacity rekabet gücü
in one’s personal capacity kişisel yetkisiyle, kişisel yetkisine dayanarak
installed capacity kurulu güç
telephone switchboard capacity telefon santralı kapasitesi
capital sermaye; fon; anapara
capital goods yatırım malları, sermaye malları
capital increase sermaye artırımı
contributions to the capital sermayeye katılım, sermayeye iştirak
fixed capital sabit sermaye
invested capital yatırıma dönüştürülmüş sermaye
liberalisation of movement of capital sermaye dolaşımının serbestleştirilmesi
paid-up capital ödenmiş sermaye
registered capital kayıtlı sermaye
risk capital risk sermayesi
seed capital çekirdek/başlangıç sermayesi
up to the amount of their share of capital kendi sermaye paylarına düşen miktarına
kadar
venture capital risk sermayesi
carnet karne
case durum/vaziyet, hal; mesele; vaka, hadise/olay
as the case may be duruma göre, halin icabına göre
case of infringement ihlal durumu, ihlal hali
case-law of the european court of justice avrupa toplulukları adalet divanı içtihadı
in case of urgency acil durumda
to investigate a case bir durumu soruşturmak, bir davayı tahkik
etmek
cash nakit, para, efektif
cash flow table nakit akım tablosu
in cash or in kind ayni veya nakdi olarak
modified cash system uyarlanmış nakit esası
to cause neden olmak, sebebiyet vermek
15
to cause a damage zarar vermek
to cause a disadvantage bir zarara sebep olmak, olumsuz duruma
sokmak, sorunlara neden olmak
to subject the correspondence to censorship haberleşmeyi sansüre tâbi tutmak
to censure tenkit etmek, eleştirmek; kınamak
motion of censure gensoru, güvensizlik önergesi
to table a motion of censure gensoru önergesi vermek
centre merkez
Euro-Info Centres Avrupa Bilgi Merkezleri
European Monitoring Centre on Racism and
Xenophobia (EUMC)
Avrupa Irkçılık ve Yabancı Düşmanlığını
İzleme Merkezi
innovation relay centres yenilik aktarım merkezleri
cereals tahıl, hububat
certificate sertifika, vesika, belge; şahadetname
A.TR movement certificates A.TR dolaşım belgeleri
certificate of origin menşe şahadetnamesi
certified councillorship yeminli mali müşavirlik
certified copy onaylı nüsha
certificate of warranty garanti belgesi
European Organization for Testing and
Certification (EOTC)
Avrupa Test ve Belgelendirme Örgütü
laboratory certification laboratuvar belgelendirmesi
testing, certification and inspection institutions test, belgelendirme ve muayene kuruluşları
cessation durma; ara verme
cessation of joint control ortak denetimin sona erdirilmesi
chapter bölüm, fasıl
article: madde
chapter: bölüm,fasıl
paragraph: fıkra , paragraf
subparagraph: bent
title: başlık
charge masraf; ücret; vergi; gider; harç; resim
assembly charges montaj masrafları
countervailing charges in respect of imports ithalata konan telâfi edici vergiler
repair charges onarım masrafları, tamir giderleri
storage charges depolama masrafları
transit charges transit geçiş vergileri
to choose by lot kura yoluyla seçmek
circulation devir; dolaşım
16
free circulation serbest dolaşım
goods in free circulation serbest dolaşımdaki mallar
civil vatandaşlara ait, sivil, medeni
civil employment sivil istihdam
civil engineering inşaat mühendisliği
civil law medeni hukuk
civil liability hukuki sorumluluk
civil protection sivil savunma (afetlere karşı)
civil servant memur
European Community civil servants Avrupa Topluluğu memurları
explosive for civil use sivil amaçlı patlayıcılar
rules of civil procedure medeni usul hukuku kuralları
claim iddia; talep; alacak hakkı
to claim iddia etmek; talep etmek, istemek
claim for damages tazminat talebi
to claim a compensation tazminat istemek
clearance gümrük makbuzu; gümrükleme; tasfiye; takas
customs clearance gümrükleme
negative clearance menfi tespit
climate iklim
climate change iklim değişikliği
cluster küme
coal Kömür
coal site kömür sahası
European Coal and Steel Community (ECSC) Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu
code kanun/yasa, kod
code of conduct davranış kuralları
code of good practice iyi uygulama kodu
co-decision ortak karar
co-decision procedure ortak karar usulü
co-finance ortak finansman
cohesion uyum
economic and social cohesion ekonomik ve sosyal uyum
cohesion fund uyum fonu
collective ortak; toplu
collective bargaining toplu sözleşme
collective defence kollektif savunma
commandite komandit şirket
commerce ticaret
commercial announcement ticarî ilan
17
commercial property ticarî mülkiyet
commercial usage ticarî teamül
normal bona fide commercial practice iyiniyetli ticarî uygulama
commission komisyon; komisyoncu/aracı ücreti
banking commissions bankacılık komisyonları
commission on guarantees garanti komisyonları
commissions of the European Parliament Avrupa Parlamentosunun komisyonları
joint commission (committee) karma komisyon (komite)
EC-Turkey Joint Parliamentary Commission AT-Türkiye Karma Parlamento Komisyonu
member of the commission komisyon üyesi
Commission Komisyon
Commission Decision Komisyon Kararı
Commission Directive Komisyon Direktifi
Commission proposal Komisyon tasarısı
Commission Recommendation Komisyon Tavsiye Kararı
Commission Regulation Komisyon Tüzüğü
Commissioner Komisyon Üyesi (Komiser)
European Commission Avrupa Komisyonu
President of the European Commission Avrupa Komisyonu Başkanı
should the Commission find Komisyon … saptarsa
Commitment taahhüt/yüklenme; vaat
commitment of expenditures giderlerin taahhüdü
long-term commitments uzun vadeli taahhütler
committee komite, heyet
advisory committee istişari komite, danışma komitesi
advisory commitee on restrictive practices
and dominant positions
sınırlayıcı uygulamalar ve hakim durumlar
danışma kurulu
arbitration committee tahkim komitesi
arbitration committee for consumer problems tüketici sorunları hakem heyeti
association committee ortaklık komitesi
conciliation committee uzlaştırma komitesi
Committee of Permanent Representatives
(COREPER)
Daimi Temsilciler Komitesi
Committee of the Regions Bölgeler Komitesi
consultative committee danışma/istişare komitesi
European Economic and Social Committee Avrupa Ekonomik ve Sosyal Komitesi
economic study committee ekonomik incelemeler komitesi
EC-Turkey Joint Parliamentary Committee AT-Türkiye Karma Parlamento Komisyonu
European Standardization Committee (CEN) Avrupa Standartlar Komitesi
European Electro-Technical Standardization
Committee (CENELEC)
Avrupa Elektroteknik Standardizasyon
Komitesi
18
subcommittee alt komite
to constitute the committee komiteyi oluşturmak
to set up a committee komite kurmak
common ortak
Common Agricultural Policy Ortak Tarım Politikası
Council Common Position Konsey Ortak Tutumu
common attitude ortak tavır
Common Customs Tariff (CCT) Ortak Gümrük Tarifesi
Common Customs Tariff Nomenclature Ortak Gümrük Tarife Nomenklatürü
Common Fisheries Policy (CFP) Ortak Balıkçılık Politikası
Common Foreign and Security Policy (CFSP) Ortak Dış ve Güvenlik Politikası
Common Security and Defence Policy
(CSDP)
Ortak Güvenlik ve Savunma Politikası
common market ortak pazar
common market organisations ortak piyasa düzenleri
common policies ortak politikalar
Common Commercial Policy Ortak Ticaret Politikası
Common Transit and Single Administrative
Document (SAD)
Ortak Transit ve Tek İdari Belge
Common Transport Policy Ortak Taşımacılık Politikası
Common Position Ortak Tutum
to proceed by common action ortak bir davranış izlemek
communication bildirim; iletişim; tebliğ; haber
communiqué tebliğ
communication to the parties taraflara tebliğ etme,bildirme
member states shall communicate to the
commission their laws, regulations and
administrative provisions with regard to the
application of this directive
üye devletler bu direktifin uygulanmasıyla ilgili
kanun, tüzük ve idari düzenlemelerini
komisyona bildirirler
community topluluk
Community acts Topluluk tasarrufları/işlemleri
Community formularies Topluluk formları
Community initiative Topluluk inisiyatifi
Community instructions Topluluk talimatları
Community instruments Topluluk araçları
Community law Topluluk hukuku
Community legislation Topluluk mevzuatı
Community Plant Variety Office (CPVO) Topluluk Bitki Çeşitleri Ofisi
Community rules Topluluk kuralları
decision-making procedure of the European
Community
Avrupa Topluluğu karar alma usulü
19
European Atomic Energy Community (EAECEURATOM)
Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu
European Coal and Steel Community (ECSC) Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu
European Community (EC) Avrupa Topluluğu
European Community civil servants Avrupa Topluluğu memurları
European Community funds Avrupa Topluluğu fonları
European Community Humanitarian Office
(ECHO)
Avrupa Topluluğu İnsani Yardım Ofisi
European Community institutions Avrupa Topluluğu kurumları
European Community law Avrupa Topluluğu hukuku
European Community of Consumer
Cooperatives (EURO-COOP)
Avrupa Tüketici Kooperatifleri Topluluğu
European Community presidency Avrupa Topluluğu dönem başkanlığı
European Community Statistical Office
(EUROSTAT)
Avrupa Topluluğu İstatistik Ofisi
European Economic Community (EEC) Avrupa Ekonomik Topluluğu
European Defence Community (EDC) Avrupa Savunma Topluluğu
general standard of economic activities ekonomik faliyetlerin genel sınıflandırılması
Official Journal of the European Communities Avrupa Toplulukları Resmi Gazetesi
Programme of Community aid to the countries
of Central and Eastern Europe (PHARE)
Orta ve Doğu Avrupa Ülkelerine Topluluk
Yardım Programı
to safeguard the interests of the Community Topluluk çıkarlarının korunması
Treaty Establishing the European Atomic
Energy Community
Avrupa Atom Enerjisi Topluluğunu Kuran
Antlaşma
Treaty Establishing the European Coal and
Steel Community
Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğunu Kuran
Antlaşma
Treaty Establishing the European Economic
Community
Avrupa Ekonomik Topluluğunu Kuran
Antlaşma
Union of Industries of the European
Community
Avrupa Topluluğu Sanayileri Birliği
company şirket
company law şirketler hukuku
joint stock company anonim şirket
limited liability companies limited şirket
local distribution company yerel dağıtım şirketi
parent company ana firma
profit-making company (firm) kâr eden şirket
transfer of the seat of a company or firm bir şirketin veya firmanın merkezinin yer
değiştirmesi
unlimited company (general partnership) şahıs şirketi (adi şirket)
compensation tazminat, telâfi
action for compensation tazminat davası
amount of a compensation tazminatın tutarı
20
compensation for damage zararın tazmini
compensatory amount telâfi edici tutar
compensatory indemnity telâfi edici tazminat
compensatory levy telâfi edici vergi
to claim a compensation tazminat istemek
competence salahiyet/yetki; ustalık, yeterlik
competent body yetkili organ/birim, yetkili kuruluş
general competence genel yetki
competition rekabet
actual competitor fiili rakip
competition authority rekabet kurumu
competing industries rakip sanayiler
competing undertaking rakip teşebbüsler/firmalar
competition policy rekabet politikası
competitiveness rekabet edebilirlik
conditions of competition rekabet koşulları
perfect competition tam rekabet
rules on competition rekabet kuralları
unfair competition haksız rekabet
unfair competitive practices haksız rekabet uygulamaları
compilation derleme
complementary tamamlayıcı/bütünleyici
complementary social security scheme tamamlayıcı sosyal güvenlik sistemi
component unsur, parça, bileşen,
fixed component sabit unsur
variable component değişken unsur
compromise uzlaşma
Luxemburg compromise (1966) Lüksemburg uzlaşması (1966)
compulsory mecburi/zorunlu
compulsorily zorunlu olarak
concentration yoğunlaşma
to declare a concentration unlawful bir yoğunlaşmanın hukuka aykırılığını
saptamak
condition koşul/şart
conditions for loans ödünç verme koşulları
European Foundation for the Improvement of
Living and Working Conditions
Avrupa Yaşam ve Çalışma Koşullarını
İyileştirme Vakfı
subject to the conditions öngörülen koşullara bağlı olarak, öngörülen
koşullar uyarınca
to be conditional upon koşuluna bağlı olmak
to fulfil a condition bir koşulu yerine getirmek
21
conduct davranış; hareket; yürütme
serious misconduct vazifeyi suiistimal
to conduct negotiations müzakereleri yürütmek
to confer vermek, tevcih etmek
powers which are conferred upon it by this
treaty
işbu antlaşmayla verilen yetkiler
to confer powers yetki vermek
to confer rights hak vermek
within the limits of the powers conferred by
this treaty
işbu antlaşma tarafından kendisine verilen
yetkilerin sınırları içinde
conference konferans
intergovernmental conference hükümetlerarası konferans
to confirm tasdik etmek/onaylamak, doğrulamak/teyid
etmek
confiscation elkoyma, müsadere
conformity uygunluk
CE (Community Europe) conformity marking CE uygunluk işareti
conformity assessment uygunluk değerlendirmesi
conformity assessment and certification
bodies
uygunluk değerlendirme ve belgelendirme
kuruluşları
conformity mark uygunluk işareti
conformity to type tipe uygunluk beyanı
in conformity with the guidelines kılavuz ilkelerle uyumlu biçimde
legal conformity yasal uygunluk, hukuki uygunluk
congestion management kısıt yönetimi
conscious that (in protocol) bilincinde olarak; farkında olarak
to consider mülahaza etmek, göz önünde bulundurmak,
mütalaa etmek
considering that (in resolutions) göz önünde tutarak (ilke kararlarında)
considers
göz önünde tutar
construction inşaat; yapı; inşa, zihinsel inşa, kurgulama;
genel anlamı belirleme, hukuki belgelerin veya
hükümlerin özünü ortaya koyucu yorumlama
construction plant and equipment inşaatlarda kullanılan iş makinaları ve
ekipmanları
construction products inşaat malzemeleri
consultation danışma/istişare
after consulting the commission komisyona danıştıktan sonra
consultancy danışmanlık
consultation procedure danışma usulü
consultative committee istişari komite,danışma komitesi
Consumers Consultative Committee Tüketici Danışma Komitesi
22
in consultation with danışarak, istişare ederek
juristconsult hukuk danışmanı
to consume tüketmek
consumer tüketici
arbitration committee for consumer problems tüketici sorunları hakem heyeti
consumer awareness tüketici bilinci
consumer by default temerrüde düşen tüketici
consumer council tüketici konseyi
consumer court tüketici mahkemesi
consumer credit tüketici kredisi
consumer goods tüketim malları
consumer protection policy tüketicileri koruma politikası
Consumers Consultative Committee Tüketici Danışma Komitesi
domestic consumers yerli tüketiciler
durable consumer goods dayanıklı tüketim malları
European Bureau of Consumers Union Avrupa Tüketici Birlikleri Bürosu
European Community of Consumer
Cooperatives (EURO-COOP)
Avrupa Tüketici Kooperatifleri Topluluğu
private consumption tax özel tüketim vergisi
unfair terms in consumer contracts tüketici sözleşmelerindeki haksız koşullar
contagious bulaşıcı
contagious disease bulaşıcı hastalık
to contaminate bulaştırmak; kirletmek
contaminant kirletici, bulaşan
contact temas,ilişki
in close contact with ile yakın ilişkide olarak
contract sözleşme
contract governed by private law özel hukuka tâbi sözleşme
contract governed by public law kamu hukukuna tâbi sözleşme
contract of limited duration sınırlı süreli sözleşme
contract process sözleşme konusu üretim süreci
contractor yüklenici
contract product sözleşme konusu ürün
contracting parties âkit taraflar
contractual liability sözleşmeden doğan sorumluluk, akdi
sorumluluk
contractual licences sözleşmeye ait lisanslar, akitten doğan
lisanslar
extracontractual sözleşme dışı, akit dışı
high contracting parties yüksek âkit taraflar
insurance contract sigorta sözleşmesi, sigorta akdi
23
non-contractual liability sözleşme dışı sorumluluk
relevant market for the contract products sözleşme konusu ürünler pazarı
subcontracting alt sözleşme, taşeronluk
supply contract tedarik sözleşmesi
time-share holiday contract devre mülk tatil sözleşmesi
unfair terms in consumer contracts tüketici sözleşmelerindeki haksız koşullar
control kontrol/denetim
cessation of joint control ortak denetimin sona erdirilmesi
controls on standards standart denetimi
control: kontrol/ denetim
inspection: teftiş (bir iş yeri, kurum yada insan topluluğu için kullanılır)
review: gözden geçirme (bir durumu veya sistemi iyileştirmek için kullanılır)
supervision: denetim (bir yer, faaliyet yada insan topluluğu için kullanılılır)
surveillance: gözetim (polis, ordu vaya yetkili kurum tarafından yapılır)
verification: tahkik, doğruluğunu araştırma
convention sözleşme (uluslararası), kurultay/kongre;
gelenek
Climate Change Framework Convention
(CCFC)
İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi
European Convention on Cross Border
Television
Avrupa Sınır Ötesi Televizyon Sözleşmesi
implementing convention uygulama sözleşmesi
Lomé Convention (1975) Lomé Sözleşmesi
Transboundary Environmental Impact
Assessment Convention
Sınır Aşan Çevresel Etki Değerlendirmesi
Sözleşmesi
convict suçlu/mahkum; inanç
to convict mahkum etmek; suçlamak
conviction mahkumiyet; kanaat
convinced that (in resolutions, in
conventions)
…inanarak (ilke kararlarında, uluslararası
sözleşmelerde); kanısına vararak
to co-opt seçmek
by cooption seçim yoluyla
cooperation işbirliği
close cooperation yakın işbirliği
cooperation in the fields of justice and home
affairs
adalet ve içişleri alanlarında işbirliği
cooperation procedure işbirliği usulü
cooperation with the institutions kurumlarla işbirliği
cooperative society kooperatif ortaklıkları
cross-border cooperation sınır ötesi işbirliği
24
European Monetary Cooperation Fund
(FECOM)
Avrupa Parasal İşbirliği Fonu
European Political Cooperation Avrupa Siyasi İşbirliği
judicial cooperation adli işbirliği
methods of cooperation işbirliği yöntemleri
correction düzeltme
correction amount düzeltici tutar
correspondence yazışma, haberleşme
official correspondence resmi yazışma
to subject the correspondence to censorship haberleşmeyi sansüre tabi tutmak
corruption yolsuzluk
cost maliyet; masraf
cost-benefit analysis fayda-maliyet analizi
cost accounting maliyet muhasebesi
stranded cost yükümlenilen maliyet
council konsey, meclis
Council Konsey
for the Council Konsey adına
act of the Council Konsey tasarrufu/işlemi
association council ortaklık konseyi
Committee of Ministers of the Council of
Europe
Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi
Council Common Position Konsey Ortak Tutumu
Council Conclusions Konsey Sonuç Belgesi
Council Decision Konsey Kararı
Council Decision of (Day-Month-Year)………..
(Year/Number/EC)
(Gün-Ay- Yıl) tarihli, ……. (Yıl/Sayı/AT) sayılı
Konsey Kararı
Council Declaration Konsey Bildirisi
Council Directive Konsey Direktifi
Council Framework Decision Konsey Çerçeve Kararı
Council Joint Action ../../CFSP of … on … ../../ ODGP sayılı Konsey Ortak Eylemi
Council of Europe Avrupa Konseyi
Council of European Municipalities Avrupa Belediyeler Konseyi
Council of the European Union (Council of
Ministers)
Avrupa Birliği Konseyi (Bakanlar Konseyi)
Council of Ministers Bakanlar Konseyi
Council Recommendation Konsey Tavsiye Kararı
Council Regulation Konsey Tüzüğü
Council Regulation (..) no ../.. of … ,,,sayılı ve ,,, tarihli Konsey Tüzüğü
Council Resolution Konsey İlke Kararı
Decision-Making Procedure of the Council of
the European Union
AB Konseyi Karar Alma Usulü
25
European Council Devlet ve Hükümet Başkanları Konseyi
European Regions Council Avrupa Bölgeler Konseyi
General Affairs Council Genel İşler Konseyi
Secretariat General of the Council (of the
European Union)
AB Konseyi Genel Sekreterliği
measures taken by the council Konsey tarafından alınan önlemler
municipal council belediye meclisi
session of the council of ministers bakanlar konseyi toplantısı
special council of ministers bakanlar özel konseyi
to review the legality of acts of the Council Konsey tasarruflarının hukuka uygunluğunu
denetlemek
counterfeit sahte; taklit
countervailing telâfi edici
countervailing charges in respect of imports ithalata konan telâfi edici vergiler
countervailing import duties ithalatta telâfi edici vergiler
countervailing measures telâfi edici önlemler
country ülke
African, Caribbean and Pasific countries Afrika, Karayip ve Pasifik ülkeleri
country where the establishment is effected yerleşim ülkesi
court mahkeme
Court of First Instance of the European
Communities (CFI)
Avrupa Toplulukları İlk Derece Mahkemesi
Court of Justice of the European
Communities
Avrupa Toplulukları Adalet Divanı
Decisions of the Court Divan Kararları
European Court of Auditors Avrupa Sayıştayı
hearing in court Celse
International Court of Justice (ICJ) Uluslararası Adalet Divanı(Lahey divanı)
pre-court settlement body (arbitration) mahkeme öncesi çözüm organı
preliminary ruling ön karar
to bring an action (before the court) dava açmak
to submit a dispute to the court of justice bir uyuşmazlığı adalet divanına götürmek
within the terms of the judgment of the court divan kararı (hükmü) çerçevesinde
crime suç
organised crime örgütlü suç
culture kültür/ekin
cultural kültürel
cultural assets kültürel varlıklar
cultural goods kültürel mallar
law on the protection of cultural and natural
heritage
kültür ve tabiat varlıklarını koruma kanunu
26
movable and immovable cultural and natural
properties
taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları
current cari
balance of current accounts cari işlemler dengesi
customs gümrük
absence of customs protection gümrük korumasının yokluğu
common customs tariff ortak gümrük tarifesi
Common Customs Tariff Nomenclature Ortak Gümrük Tarife Nomenklatürü
customs arrangement gümrük düzenlemesi
customs barrier gümrük engeli
customs clearance gümrükleme
customs code gümrük kodu
customs duties gümrük vergileri
customs duties of a fiscal nature mali nitelikli gümrük vergileri
customs duty exemption gümrük muafiyeti
customs protection gümrük vergileri ile koruma
customs receipt gümrük makbuzu
customs regime gümrük rejimi
customs territory gümrük bölgesi
customs union gümrük birliği
customs union joint committee gümrük birliği ortak komitesi
customs value gümrük kıymeti
establishment of a customs union bir gümrük birliğinin kurulması
Integrated Customs Tariff of the European
Communities (TARIC)
Avrupa Toplulukları Entegre Gümrük Tarifesi
reduction of customs duties gümrük vergilerinin indirilmesi
relief from (free of) customs duties gümrük vergilerinden muafiyet
27
D
damage zarar
claim for damages tazminat talebi
compensation for damage zararların tazmini
to cause a damage zarar vermek, bir zarara sebebiyet vermek/yol
açmak
to make good a damage zararı gidermek
data veri
data processing veri işleme
database veritabanı
computerized database bilgisayar destekli veritabanı
date tarih, gün
to run only from this date ancak (sadece) bu tarihten itibaren işlemeye
başlar
deadline süre bitimi
debt borç
external debt dış borç
external debt monitoring report dış borç izleme raporu
foreign indebtment dış borçlanma
public debt accountant kamu borçları saymanı
to decide karar vermek
has decided as follows aşağıdaki gibi karar vermiştir
have decided to conclude this agreement işbu anlaşmayı imzalamaya karar vermiştir
decision karar
Commission Decision Komisyon Kararı
Council Decision Konsey Kararı
decision of an arbitration board tahkim kurulu kararı
decision-making procedure of the European
Community
Avrupa Topluluğunun karar alma usulü
decision-making procedure of the Council of
the European Union
Avrupa Birliği Konseyi karar alma usulü
decisions of the Court Divan kararları
draft decision submitted by the Commission Komisyon tarafından sunulan taslak karar
ECSC General Decision AKÇT Genel Kararı
failure to take decision karar alamama
power to take decisions karar alma yetkisi
reasoned decision gerekçeli karar
this decision is addressed to the Member
States
bu karar Üye Devletlere yöneliktir
this decision shall take effect on bu karar … tarihinde yürürlüğe girer
28
to defer the decision kararı ertelemek
to rectify a decision bir kararı düzeltmek
to take a decision karar almak
communication: bildirim / tebliğ
decision: karar
directive: direktif
opinion: görüş
recommendation: tavsiye kararı
regulation: tüzük
resolution: ilke kararı
to declare beyan etmek, bildirmek
act declared void hükümsüzlüğü açıklanan karar
declaration bildiri
declaration of intent niyet bildirisi
regulation declared void hükümsüzlüğü açıklanan tüzük, hükümsüz
olduğu bildirilen tüzük
to defer ertelemek; geciktirmek
to defer the decision kararı ertelemek
deficit açık; eksik
trade balance deficit dış ticaret açığı
to deliver teslim etmek
delivery mal teslimi
delivery terms teslim koşulları
to deliver opinion görüş bildirmek
derogation derogasyon
save for the exceptions or derogations
provided for
öngörülen muafiyetler ya da derogasyonlar
saklı kalmak kaydıyla
derogation: derogasyon
exemption: muafiyet
free: muaf
relief: muafiyet (vergide)
desiring to arzusuyla; isteğiyle
desirous of (in recommendations) arzusuyla (tavsiye kararlarında)
development gelişme; kalkınma
development activities kalkınma faaliyetleri
European Development Fund(EDF) Avrupa Kalkınma Fonu
European Regional Development Fund
(ERDF)
Avrupa Bölgesel Kalkınma Fonu
29
inter-regional differences in terms of
development
bölgeler arası gelişmişlik farkları
National Development Plan (NDP) ulusal kalkınma planı
priority regions for development kalkınmada öncelikli yöreler
sustainable development sürdürülebilir kalkınma
to sustain development kalkınmayı sürdürmek
under-developed areas az gelişmiş bölgeler
digital sayısal
diploma diploma
diploma equivalance diploma denkliği
device cihaz; alet; gereç
active implantable medical devices vücuda yerleştirilebilir aktif tıbbi cihazlar
medical devices tıbbi cihazlar
to differ farklı olmak; benzememek
elevation difference yükselti farkı
difficulty güçlük
to encounter difficulties güçlüklerle karşılaşmak
direct doğrudan
direct applicability doğrudan uygulanabilirlik
direct effect doğrudan etki
direct income support doğrudan gelir desteği
direct universal suffrage doğrudan genel seçim
directive direktif
by means of directives direktifler vasıtasıyla, aracılığıyla
Commission Directive Komisyon Direktifi
Council Directive Konsey Direktifi
Directive Year/Number/EC of the European
Parliament and of the Council of Day-Month-
Year……..
……. hakkında …… tarih ve Yıl/Sayı/AT sayılı
Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyi Direktifi
New Approach Directives Yeni Yaklaşım Direktifleri
Old Approach Directives Klasik Yaklaşım Direktifleri
the purpose of this Directive is to.. bu Direktifin amacı ..
disadvantage dezavantaj; zarar
to cause a disadvantage bir zarara sebep olmak, olumsuz duruma
sokmak
disbursement ödeme; harcama; hediye; paylaştırma
chief of disbursement ita amiri
disclosure açıklama
to discriminate ayrım yapmak
discrimination ayrımcılık
on a non-discriminatory basis ayrımcı olmayan bir temelde
30
non-discrimination principle ayrımcılık yapmama ilkesi
to dispose sürmek; yok etmek; bertaraf etmek;
kullanmak; tasarruf etmek
disposal of products ürünlerin pazara sürümü
recycling and disposing of wastes atıkların geri dönüşümü ve imha edilmesi
safe disposal of nonrecoverable waste,
residues
geri dönüşümsüz atıkların güvenli bertaraf
edilmesi
dispute tartışma, münakaşa; uyuşmazlık
settlement of disputes anlaşmazlıkların halli/uyuşmazlıkların
çözümü
to have jurisdiction in disputes uyuşmazlıklara bakma yetkisine sahip olmak
to submit a dispute to the Court of Justice bir uyuşmazlığı Adalet Divanına götürmek
distortion bozulma
to distribute dağıtmak; bölüştürmek; paylaştırmak
distributor dağıtıcı
exclusive distribution agreements tek elden dağıtım anlaşmaları
local distribution company yerel dağıtım şirketi
diversification farklılaşma; çeşitlilik; farklılık
diversification of resources kaynakların çeşitlendirilmesi
done at Brussels Brüksel (‘de yapılmıştır)
document belge
Common Transit and Single Administrative
Document (SAD)
Ortak Transit ve Tek İdari Belge
domestic iç; evsel; yerli; yurtiçi
domestic wastewater evsel atıksu
labelling of domestic appliances ev aletlerinin etiketlendirilmesi
draft taslak
draft opinion taslak görüş
draft: taslak
proposal: tasarı
drug uyuşturucu; ilaç
European Monitoring Centre for Drugs and
Drug Addiction (EMCDDA)
Avrupa Uyuşturucu ve Uyuşturucu
Bağımlılığını İzleme Merkezi
illicit use of drugs yasa dışı uyuşturucu madde kullanımı
illegal trafficking in drugs yasa dışı uyuşturucu madde ticareti
dumping damping
dumping of waste at sea atıkların denize verilmesi
duty vergi; vazife/görev
countervailing import duties ithalatta telâfi edici vergiler
31
duty relief arrangement gümrük muafiyet düzenlemesi
excise duties özel tüketim vergileri
32
E
earnings kazanç; kâr; gelir, ücret
individual earnings bireysel kazanç
economic ekonomik/iktisadi
categories of economic activity ekonomik faaliyet kategorileri
Economic and Monetary Union Ekonomik ve Parasal Birlik
European Economic and Social Committee Avrupa Ekonomik ve Sosyal Komitesi
economic equilibrium ekonomik denge
economic study committee ekonomik inceleme komitesi
European Economic Area (EEA) Avrupa Ekonomik Alanı
European Economic Community (EEC) Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET)
exclusive economic zone münhasır ekonomik bölge
general standard of economic activities ekonomik faaliyetlerin genel sınıflandırılması
standing committee for economic and
commercial cooperation
ekonomik ve ticarî işbirliği daimi komitesi
effect etki
arrangements having similar effect eş etkili düzenlemeler
country where the establishment is effected yerleşim ülkesi
to put into effect yürürlüğe koymak, uygulamaya koymak
electrical elektrikli; elektriksel
electrical equipment elektrikli teçhizat
electrical material elektrikli materyaller
electrical risk elektriksel risk
electromagnetic compatibility elektromanyetik uyumluluk
to emphasize vurgulamak
emphasises the interest in önemini (yararını) vurgular
employment istihdam
civil employment sivil istihdam
European Employment Strategy (EES) Avrupa İstihdam Stratejisi
hidden (disguised) unemployment gizli işsizlik
level of employment istihdam düzeyi
to bring offers of employment into touch with
applications for employment
iş gücü arzı ve talebini bir araya getirmek
to safeguard the continuity of employment istihdamın devamlılığını korumak
underemployment eksik istihdam
unemployed işsiz
unemployment işsizlik
unregistered employment kayıt dışı istihdam
enactment yasalaştırma/ kanun yapma
33
energy enerji
energy efficiency enerji verimliliği
energy manager enerji yöneticisi
energy sales and treasury guarantee
agreements
enerji satış ve hazine garantisi anlaşmaları
renewable energy resources yenilenebilir enerji kaynakları
enforcement icra etme; yürütme, uygulamaya koyma; etkili
hale getirme
law enforcement personnel yasa uygulayıcıları
enlargement genişleme
enlargement of quotas kotaların genişletilmesi
to enter into force yürürlüğe girmek
enterprise teşebbüs/girişim, işletme, firma
European Centre for Public Enterprise
(CEEP)
Avrupa Kamu İşletmeleri Merkezi
European Charter for Small Enterprises Küçük İşletmelere Yönelik Avrupa
Sözleşmesi
inter-enterprise agreement işletmeler/firmalar arası anlaşma
Multi Annual Programme for Enterprise and
Entrepreneurship
Işletmeler Çok Yıllı Programı
notification of inter-enterprise agreement işletmeler/firmalar arası anlaşmaya ilişkin
bildirim
entry giriş; sınır
after the entry into force yürürlüğe girmesinden itibaren
entry point sınır kapısı
entry price giriş fiyatı
entrepreneur girişimci, müteşebbis
entrepreneurship girişimcilik
to entrust vermek, tevdi etmek
entrusted tasks verilen görevler
to entrust a task bir görev vermek
undertakings entrusted with the operation faaliyetin yürütülmesi ile görevlendirilmiş
işletmeler
environment çevre
environment policy çevre politikası
environmental auditing çevre denetimi
environmental impact assessment çevresel etki değerlendirmesi
environmental management çevre yönetimi
European Environment Agency Avrupa Çevre Ajansı
receiving environment alıcı ortam
specially protected environment areas özel çevre koruma alanı
Transboundary Environmental İmpact
Assessment Convention
Sınıraşan Çevresel Etki Değerlendirmesi Sözleşmesi
34
equilibrium denge
economic equilibrium ekonomik denge
external equilibrium dış denge
equipment ekipman
personal protective equipment kişisel korunma ekipmanları
establishment yerleşme; kuruluş, tesis
country where the establishment is effected yerleşim ülkesi
freedom of establishment yerleşme özgürlüğü (serbestisi)
right of establishment yerleşme hakkı
establishment: kuruluş
institution : kurum
Europe Avrupa
assent of the European Parliament Avrupa Parlamentosunun uygun bulması
Central and Eastern European Countries
(CEEC)
Orta ve Doğu Avrupa Ülkeleri
commissions of the European Parliament Avrupa Parlamentosunun komisyonları
Committee of Ministers of the Council of
Europe
Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi
Council of Europe1 Avrupa Konseyi
Council of European Municipalities Avrupa Belediyeler Konseyi
Council of the European Union (Council of
Ministers)
Avrupa Birliği Konseyi (Bakanlar Konseyi)
Court of Justice of the European
Communities
Avrupa Toplulukları Adalet Divanı
Euro-Info Centres Avrupa Bilgi Merkezleri
Eurochambers Avrupa Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği
Europartenariat Europartenariat (az gelişmiş bölgelerin
gelişmesini destekleme programı)
Europe Agreement Avrupa Anlaşması
European arrest warrant Avrupa tutuklama emri (belgesi)
European Association of Teachers Avrupa Öğretmenler Birliği
European Bank of Reconstruction and
Development (EBRD)
Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası
European Broadcasting Union (EBUEurovision)
35
European citizenship Avrupa vatandaşlığı
European Charter for Small Enterprises Küçük İşletmelere Yönelik Avrupa Sözleşmesi
European Coal and Steel Community (ECSC) Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu
European Police Office (Europol) Avrupa Polis Ofisi
European Reconstruction Agency (ERA) Avrupa Yeniden Yapılandırma Ajansı
European Standardization Committee (CEN) Avrupa Standartlar Komitesi
European Communities Avrupa Toplulukları
European Community (EC) Avrupa Topluluğu
Eeuropean Community law Avrupa Topluluğu hukuku
European Convention on Cross Border
Television
Avrupa Sınır Ötesi Televizyon Sözleşmesi
European Cooperation İn the Field of
Scientific and Technical Research (COST)
Avrupa Bilimsel ve Teknik Araştırma Alanında İşbirliği
European Council Devlet ve Hükümet Başkanları Konseyi
European currency snake Avrupa para yılanı
European Democratic group Avrupa Demokrat grubu
European Democratic Union Avrupa Demokratik Birliği
European Economic Community (EEC) Avrupa Ekonomik Topluluğu
European Electro-Technical Standardization
Committee (CENELEC)
Avrupa Elektroteknik Standardizasyon Komitesi
European Foundation for Science Avrupa Bilim Vakfı
European Foundation for the Improvements
of Life and Working Conditions
Avrupa Yaşam ve Çalışma Koşullarını
İyileştirme Vakfı
European Free Trade Association (EFTA) Avrupa Serbest Ticaret Birliği
European hymn Avrupa marşı
European interest groups Avrupa çıkar grupları
European Investment Bank (EIB) Avrupa Yatırım Bankası
European Monetary Cooperation Fund
(FECOM)
Avrupa Parasal İşbirliği Fonu
European Monetary System (EMS) Avrupa Para Sistemi
European Ombudsman Avrupa Ombudsmanı
European Organization for Testing and
Certification (EOTC)
Avrupa Test ve Belgelendirme Organizasyonu
European Parliament Avrupa Parlamentosu
European Parliament Internal Regulation Avrupa Parlamentosu İç Tüzüğü
European Parliament Resolution Avrupa Parlamentosu İlke Kararı
European Parliament Sittings Official Reports Avrupa Parlamentosu Resmi Oturum Tutanakları
European Patent Office Avrupa Patent Ofisi
European Patent Organisation Avrupa Patent Örgütü
European People’s Party Avrupa Halk Partisi
European Political Cooperation Avrupa Siyasi İşbirliği
36
European Productivity Agency Avrupa Verimlilik Ajansı
European Refugee Fund Avrupa Mülteci Fonu
European Regional Development Fund
(ERDF)
Avrupa Bölgesel Kalkınma Fonu
European Regions Council Avrupa Bölgeler Konseyi
European Single Market Avrupa Tek Pazarı
European Social Fund (ESF) Avrupa Sosyal Fonu
European Space Agency (ESA) Avrupa Uzay Ajansı
European Space Research Organisation
(ESRO)
Avrupa Uzay Araştırma Örgütü
European Telecommunication Standards
Committee (ETSI)
Avrupa Telekomünikasyon Standartları
Komitesi
European Trade Unions Confederation
(ETUC)
Avrupa İşçi Sendikaları Konfederasyonu
European Union (EU) Avrupa Birliği
European unit of account Avrupa hesap birimi
European University Institute (EUI) Avrupa Üniversite Enstitüsü
Multi-speed Europe Çok Vitesli Avrupa
Official Journal of the European Union2 Avrupa Birliği Resmi Gazetesi
Partial European Agreements Avrupa Kısmi Anlaşmaları
President of the European Parliament Avrupa Parlamentosu Başkanı
Single European Act (SEA) Avrupa Tek Senedi
Treaty Establishing the European Atomic
Energy Community
Avrupa Atom Enerjisi Topluluğunu Kuran Antlaşma
South East European Stability Pact Güney Doğu Avrupa İstikrar Paktı
Treaty Establishing the European Coal and
Steel Community
Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğunu Kuran Antlaşma
Treaty Establishing the European Economic
Community
Avrupa Ekonomik Topluluğunu Kuran Antlaşma
Treaty on European Union (TEU) Avrupa Birliği Antlaşması
Union of Industrial and Employers’
Confederations of Europe (UNICE)
Avrupa Sanayici ve İşveren
Konfederasyonları Birliği
Variable Geometry Europe Değişken Geometrili Avrupa
Western European Union (WEU) Batı Avrupa Birliği
to evaluate değerlendirmek
to evaluate all relevant factors bütün ilgili faktörleri değerlendirmek
exemption muafiyet
block exemption grup muafiyeti
exempting regulation muafiyet tüzüğü
individual exemption bireysel muafiyet
tax exemption vergi muafiyeti
2 Avrupa Toplulukları Resmi Gazetesi, 1 Şubat 2003 tarihinden itibaren, Avrupa Birliği Resmi Gazetesi olarak yayımlanmaya
başlamıştır.
37
to expand genişle(t)mek; büyü(t)mek
progressive expansion of the trade ticaretin giderek artması
expenditure gider; harcama; masraf
assessment of expenditure gider tahakkuku
classification of expenditures Harcamaların sınıflandırılması
commitment of expenditure gider taahhüdü
compulsory expenditure zorunlu harcama
expenditure order harcama emri
non-compulsory expenditure zorunlu olmayan harcama
payment of expenditures giderlerin ödenmesi
public expenditure kamu harcamaları
tax expenditure vergi gideri
to expire sona ermek; süresi dolmak
it shall expire on .. … süresi … tarihinde dolar
export ihraç
export levy ihracat prelevmanı
export promotion ihracatın teşviki
export refunds (restitution) ihracat iadesi
export restrictions ihracat kısıtlamaları
export subsidy ihracat sübvansiyonu (desteği)
export tax refund ihracatta vergi iadesi
export volume ihracat hacmi
temporary export geçici ihracat
expulsion sınır dışı etme; ihraç etme; tart etme, çıkarma
external dış
external debt monitoring report dış borç izleme raporu
external equilibrium dış denge
external financial stability dış mali istikrar
evaluation değerlendirme
ex-ante evaluation ön değerlendirme
ex-post evaluation nihai değerlendirme
mid-term evaluation ara değerlendirme
38
F
fact vakıa/olay, davanın maddi unsurları
in law or in fact hukuken veya fiilen
factor faktör; sebep, etken, amil
factors of production üretim faktörleri
to fail yapmamak; ihmal etmek; başaramamak
to fail to act hareketsiz kalmak, savsaklamak
to fail to fulfil an obligation bir yükümlülüğü yerine getirmekten kaçınmak
failure to act hareketsizlik, işlemden kaçınma
failure to take decision karar alamama
farm çiftlik
farmer registrations çiftçi kayıtları
farm accounting data network çiftlik muhasebesi veri ağı
farmers register system çiftçi kayıt sistemi
fish farm balık çiftliği
stockfarming besicilik
feasibility yapılabilirlik/ fizibilite
feasibility report fizibilite raporu
feasibility studies fizibilite çalışmaları
federation federasyon
European Trade Unions Confederation
(ETUC)
Avrupa İşçi Sendikaları Konfederasyonu
finance maliye, finansman
financing investment trust finansman yatırım ortaklığı
joint financing ortak finansman
SME finance facility KOBİ finansman imkanı
sources of finance finansman kaynakları
financial mali
close of financial year mali yılın kapanması
current financial year içinde bulunulan mali yıl
ex post financial audit body harcama sonrası denetim yapan birim
external financial stability dış mali istikrar
financial protocol mali protokol
financial regularity mali uygunluk
financial regulation mali tüzük
financial statement mali bildirim
financial tasks mali görevler
financial year bütçe yıl, mali yıl
review of financial statements mali bildirimlerin incelenmesi
39
suspicious financial transactions şüpheli mali işlemler
to have financial autonomy mali özerkliğe sahip olmak
to take care not to prejudice the financial
stability
mali istikrarı tehlikeye düşürmemeye özen
göstermek
fiscal mali
customs duties of a fiscal nature mali nitelikli gümrük vergileri
exclusively fiscal nature münhasıran mali nitelik
semi-fiscal transaction yarı mali işlem
fish balık
Common Fisheries Policy (CFP) Ortak Balıkçılık Politikası
fish farm balık çiftliği
fisheries co-management ortak balıkçılık yönetimi
fisheries management balıkçılık yönetimi
food gıda, besin
European Food Safety Authority (EFSA ) Avrupa Gıda Güvenliği Kurumu
food safety gıda güvenliği
food safety action plan gıda güvenliği eylem planı
foodstuffs gıda maddeleri
foodstuff laboratories gıda laboratuvarları
force güç, kuvvet; etki; cebir
after the entry into force yürürlüğe girmesini takiben
labour force iş gücü
Rapid Reaction Force Acil Müdahale Gücü
this regulation shall enter into force on bu tüzük … tarihinde yürürlüğe girer
to have a binding force bağlayıcı olmak
forest orman
forestation ağaçlandırma
foundation vakıf; temel
European Foundation Avrupa Vakfı
European Foundation for Science Avrupa Bilim Vakfı
European Foundation for the Improvement of
Life and Working Conditions
Avrupa Yaşam ve Çalışma Koşullarını
İyileştirme Vakfı
framework çerçeve
Climate Change Framework Convention
(CCFC)
İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi
Community Support Framework (CSF) Topluluk Destek Çerçevesi
within the framework of the task görev çerçevesinde
fraud sahtekârlık, dolandırıcılık
European Anti-fraud Office (OLAF) Avrupa Sahtekârlıkla Mücadele Ofisi
free serbest
40
European Free Trade Association (EFTA) Avrupa Serbest Ticaret Birliği
free circulation serbest dolaşım
free movement of goods malların serbest dolaşımı
free movement of persons kişilerin serbest dolaşımı
free movement of services hizmetlerin serbest dolaşımı
free movement of capital sermayenin serbest dolaşımı
free movement of workers işçilerin serbest dolaşımı
free repair ücretsiz onarım
free trade agreement serbest ticaret anlaşması
free trade area serbest ticaret bölgesi
goods in free circulation serbest dolaşımdaki mallar
relief from (free of) customs duties gümrük vergilerinden muafiyet
the right to move freely serbestçe yer değiştirme hakkı
freedom özgürlük/serbestlik
freedom of establishment yerleşme özgürlüğü /serbestisi
freedom of movement for workers işçilerin dolaşım özgürlüğü/serbestisi
freedom to provide services hizmet sunma özgürlüğü /serbestisi
fund fon
credit guarantee fund kredi garanti fonu
European Community funds Avrupa Topluluğu fonları
European Development Fund (EDF) Avrupa Kalkınma Fonu
European Monetary Cooperation Fund
(FECOM)
Avrupa Parasal İşbirliği Fonu
European Refugee Fund Avrupa Mülteci Fonu
European Regional Development Fund
(ERDF)
Avrupa Bölgesel Kalkınma Fonu
European Social Fund (ESF) Avrupa Sosyal Fonu
revolving fund döner sermaye
41
G
gas gaz
greenhouse gas sera gazı
geography coğrafya
geographical information system coğrafi bilgi sistemi
geographical signs coğrafi işaretler
global global, küresel
Global Environmental Facility (GEF) Küresel Çevre İmkanı
globalisation küreselleşme
global warming küresel ısınma
good iyi
code of good practice iyi uygulama kodu
guidelines of good clinical practice iyi klinik uygulamaları kılavuzu
guidelines of good laboratory practice iyi laboratuvar uygulamaları kılavuzu
to make good a damage zararı gidermek
goods mal
capital goods yatırım maları
counterfeit goods sahte mal; taklit mal
defective goods ayıplı mal
durable consumer goods dayanıklı tüketim malları
finished goods nihai mallar
free movement of goods malların serbest dolaşımı
good laboratuary practice iyi laboratuvar uygulamaları
goods in free circulation serbest dolaşımdaki mallar
intangible goods gayrimaddi mallar
intermediate goods ara malları
manufactured goods mamul mallar
pirated goods korsan mallar
replacement of goods malın yenisi ile değiştirilmesi
trade in goods mal ticareti
to govern idare etmek/yönetmek
board of governors of the bank banka guvernörler kurulu
central government merkezi hükümet
contract governed by private law özel hukuk sözleşmesi
contract governed by public law kamu hukuku sözleşmesi
governance yönetişim
local government yerel yönetim
rules governing the system of property
ownership
mülkiyet rejimini belirleyen (düzenleyen) kurallar
42
grant hibe; imtiyaz; verme; bahşetme
grant of licences lisans verilmesi
grant of licences by arbitration tahkim yolu ile lisans verilmesi
to grant a repayment geri ödemeden yararlanma imkanı bahşetmek
to grant loans and to give guarantees borç alma imkanı bahşetmek ve garantiler vermek
growth büyüme
Stability and Growth Pact İstikrar ve Büyüme Paktı
guarantee garanti
commission on guarantees garanti komisyonları
credit guarantee fund kredi garanti fonu
to grant loans and to give guarantees borç ve garantiler vermek
guidelines kılavuz
employment guidelines istihdama ilişkin kılavuz
in conformity with the guidelines kılavuz ilkelerle uyumlu biçimde
introductory guidelines başlangıç esasları, ön kılavuz ilkeler
sectoral guidelines sektörel kılavuz
43
H
harmonisation uyum/ uyumlaştırma
harmonisation of laws kanunların uyumlaştırılması; hukukların
uyumlaştırılması
structural harmonisation yapısal uyumlaştırma
heading başlık; pozisyon
headings and subheadings of the CCT OGT pozisyon ve alt pozisyonları
headings of the tariff tarife pozisyonları
sub-heading alt-pozisyon
tariff headings tarife pozisyonları
hearing duruşma
hearing: oturum/celse (mahkeme)
open session: halka açık oturum
session: oturum, toplantı (mahkeme, meclis veya resmi bir grup için)
sitting: oturum (mahkeme, meclis veya resmi bir kurum için)
holiday tatil
paid holiday scheme ücretli izin
44
I
identity kimlik
European identity Avrupa kimliği
imitation taklit
imitated goods taklit mal
immigrant göçmen
illegal immigrants yasa dışı göçmenler
immigration göç
immovable taşınmaz mal
immovable purchased on a time share basis devre mülk
immunity dokunulmazlık; bağışıklık
to implement uygulamak
implementation of a policy bir politikanın uygulamaya konması
implementation of a provision bir hükmün uygulanması
implementing convention uygulama sözleşmesi
implementing institution uygulayıcı kuruluş
implementing regulation yönetmelik
import ithalat
countervailing charges in respect of imports ithalata konan telâfi edici vergiler
countervailing import duties ithalatta telâfi edici vergiler
discounted imports dampingli ithalat
dumped and subdisied imports dampingli ve sübvansiyonlu ithalat
import deposit ithalat teminatı
import levy ithalat prelevmanı
import regime ithalat rejimi
import substitution ithal ikamesi
safety controls on imports ithalattaki güvenlik kontrolleri
subsidised imports sübvansyonlu ithalat
income gelir
income tax gelir vergisi
direct income support doğrudan gelir desteği
individual bireysel
individual earnings bireysel kazanç
individual exemption bireysel muafiyet
industry sanayi/ endüstri
competing industries rakip sanayiler
industrial component sanayi payı
industrial good sınai mal
industrial plant sanayi/endüstri tesisi
45
industrial property sınai mülkiyet
industry policy sanayi politikası
intellectual and industrial property fikri ve sınai mülkiyet
manufacturing industry imalat sanayi
Union of Industries of the European
Community
Avrupa Topluluğu Sanayileri Birliği
urban and industrial waste kentsel ve endüstriyel atıklar
to inform haberdar etmek, bilgilendirmek
they shall forthwith inform the Commission
thereof
Komisyonu durumdan derhal haberdar ederler
information bilgi
geographical information system coğrafi bilgi sistemi
information-network system bilgi-ağı sistemi
information society bilgi toplumu
security information form güvenlik bilgi formu
infringement ihlal
action for infringement ihlal davası
alleged infringement of an obligation yükümlülük ihlalinin ileri sürülmesi
case of infringement ihlal olayı
should the infringement be repeated cürümün yinelenmesi durumunda
to bring an action for an infringement bir ihlal davası açmak
to bring the infringement to an end ihlale son vermek
to have an infringement established ihlalin saptanması
to record an infringement ihlalin kayda geçirilmesi
to initiate başlatmak; girişmek
on its own initiative kendiliğinden, re’sen
the initiative of …(member state) …. (üye devlet) girişimi
to initiate the procedure süreci başlatmak
injury zarar, hasar; yara
material injury maddi zarar
innovation yenilik
innovation relay centres yenilik aktarım merkezleri
inspection teftiş, denetim; muayene
agreement on pre-shipment inspection sevkiyat öncesi kontrole ilişkin anlaşma
market inspection piyasa denetimi
task of inspection teftiş/denetim görevi
institute enstitü
European University Institute (EUI) Avrupa Üniversitesi Enstitüsü
institution kurum
association institutions ortaklık kurumları
46
cooperation with the institutions kurumlarla işbirliği
European Community institutions Avrupa Topluluğu kurumları
implementing institution uygulayıcı kurum
institutions kurumlar
the seat of the institutions kurumların merkezi
instruction talimat
Community instructions Topluluk talimatları
mandatory instructions (zorlayıcı) talimat
to seek instructions talimat beklemek, talimat (alınmasını) istemek
instrument belge; araç; alet; senet
instrument of ratification onay belgesi
instruments of the european community AT hukukunun düzenleme araçları
measuring instruments ölçü aletleri
insurance sigorta
insurance contract sigorta sözleşmesi
insurance services sigorta hizmetleri
maternity insurance analık sigortası
social insurances sosyal sigortalar
integration bütünleşme/entegrasyon
European integration Avrupa bütünleşmesi/Avrupa entegrasyonu
to intend niyet etmek, amaçlamak
intending to … niyetiyle, …i amaçlayarak
interest menfaat, çıkar; yarar
European interest groups Avrupa çıkar grupları
interest rate faiz oranı
prejudiced interests zarar gören çıkarlar
public interest kamu yararı
safeguard the interests of the community topluluk çıkarlarının korunması
interim geçici, muvakkat
Interim agreement Geçici Anlaşma
interim measures geçici önlemler
Interim protocol Geçici Protokol
international uluslararası
international arbitration uluslararası tahkim
international road transport (TIR) uluslararası karayolu taşımacılığı
to interpret yorumlamak
interpretation in dispute tartışmalı yorum
intervention müdahale
derived intervention price belirlenmiş/hesaplanmış müdahale fiyatı
intervention price müdahale fiyatı
47
to introduce yürürlüğe koymak; getirmek, başlatmak,
takdim etmek, bir konu hakkında genel tanıtım yapmak
to investigate araştırmak, tahkik etmek/soruşturmak
investigation araştırma, tahkikat/soruşturma
to investigate a case bir durumu soruşturmak, bir davayı
soruşturmak, bir olayı tahkik etmek
investment yatırım
European Investment Bank (EIB) Avrupa Yatırım Bankası
invested capital yatırıma dönüştürülmüş sermaye
investment authorisation yatırım izni
investment allowance yatırım indirimi
investment certificate yatırım belgesi
real estate investment trust gayrimenkul yatırım ortaklığı
to invite davet etmek
hereby invites the Commission to … Komisyonu ….(yapmaya, etmeye) davet eder
48
J
joint karma, ortak
EC-Turkey Joint Parliamentary Committee AT-Türkiye Karma Parlamento Komisyonu
joint action ortak eylem
joint financing ortak finansman
joint parliamentary commission karma parlamento komisyonu
joint position ortak tutum
joint principles ortak ilkeler
joint venture ortak girişim
journal gazete
Official Journal of the European Communities Avrupa Toplulukları Resmi Gazetesi
Official Journal of the European Union2 Avrupa Birliği Resmi Gazetesi
judicial adli, yargısal
judicial cooperation adli işbirliği
judgment yargı, hüküm
judgment of the Court of Justice Adalet Divanı hükmü
to give judgment hüküm vermek
within the terms of the judgment of the court Divan hükmü (kararı) çerçevesinde
jurisdiction yargı yetkisi; yargı alanı
to have jurisdiction in disputes uyuşmazlıklara bakma yetkisine sahip olmak
to have jurisdiction to give preliminary rulings ön karar vermeye yetkili olmak
under their jurisdiction kendi yargı yetkileri dahilinde
unlimited jurisdiction tam yargı yetkisi
justice adalet
area of freedom, security and justice özgürlük, güvenlik ve adalet alanı
Court of Justice of the European
Communities
Avrupa Toplulukları Adalet Divanı
International Court of Justice Uluslararası Adalet Divanı
Justice and Home Affairs (JHA) Adalet ve İçişleri
to submit a dispute to the court of justice uyuşmazlığı adalet divanına götürmek
2 Avrupa Toplulukları Resmi Gazetesi, 1 Şubat 2003 tarihinden itibaren, Avrupa Birliği Resmi Gazetesi olarak yayımlanmaya başlamıştır.
49
L
label etiket
labelling etiketleme
labelling of domestic appliances ev aletlerinin etiketlendirilmesi
watermarked visa label filigranlı vize etiketi
laboratory laboratuvar
laboratory certification laboratuvar belgelendirmesi
type approval laboratory tip onay laboratuvarı
type examination laboratory tip inceleme laboratuvarı
labour iş gücü; iş; çalışma
demand for labour işgücü talebi
labour force iş gücü
labour force participation rate işgücüne katılım oranı
labour market iş gücü piyasası
labour requirements iş gücü gereksinimi
supply of labour iş gücü arzı
land arazi, toprak
land arrangement arazi düzenlemesi
land consolidation arazi toplulaştırılması
land filling düzenli depolama
land registration system arazi kayıt sistemi
land use plan arazi kullanım planı
law hukuk; yasa, kanun
civil law medeni hukuk
Community law Topluluk hukuku
company law şirketler hukuku
contract governed by private law özel hukuk sözleşmesi
contract governed by public law kamu hukuku sözleşmesi
derived law ikincil hukuk
EC primary law AT birincil hukuku
EC secondary law AT ikincil hukuku
European Community law Avrupa Topluluğu hukuku
in law or in fact hukuken veya fiilen
law enforcement personnel yasa uygulayıcıları
primary law birincil hukuk
public procurement law devlet ihale kanunu
legal hukuki; kanuni/ yasal
community legal ınstruments Topluluk hukuki araçları
illegal workers kaçak işçiler
50
legal arrangement yasal düzenleme
legal capacity hukuki ehliyet
legal conformity yasal uygunluk, hukuki uygunluk
Community legal instruments Topluluk hukuki araçları
legal personality tüzel kişilik
retention of legal personality tüzel kişiliğin korunması
to be a party to legal proceedings davada taraf olmak
to review the legality of acts of the Council Konsey tasarruflarının hukuka uygunluğunu
denetlemek
to legislate yasamak, kanun koymak
legislation mevzuat
approximation of legislation mevzuatın yaklaştırılması
Community legislation Topluluk mevzuatı
EC legislation AT mevzuatı
harmonization of legislation mevzuatın uyumlaştırılması
horizontal legislation yatay mevzuat
legislation of the European Communities Avrupa Toplulukları mevzuatı
level seviye/düzey; hacim
level of activity iş hacmi
level of employment istihdam düzeyi
level of prices fiyat düzeyi
permissible noise level izin verilebilir gürültü düzeyi
wage level ücret düzeyi
warning level uyarı düzeyi
levy vergi; prelevman
compensatory levy telâfi edici vergi
liability sorumluluk/mükellefiyet
civil liability hukuki sorumluluk
contractual liability sözleşmeden doğan sorumluluk
personal liability kişisel sorumluluk
product liability ürün sorumluluğu
liberalisation serbestleştirme
consolidated liberalisation list konsolide liberasyon listesi
degree of liberalisation serbestleşme derecesi
liberal professions serbest meslekler
liberalisation of banking services bankacılık hizmetlerinin serbestleştirilmesi
liberalisation of foreign trade dış ticaretin serbestleştirilmesi
liberalisation of movement of capital sermaye dolaşımının serbestleştirilmesi
liberalisation of payments ödemelerin serbestleştirilmesi
liberalisation of services hizmetlerin serbestleştirilmesi
51
licence lisans, ruhsat;ehliyet
contractual licences sözleşme temelinde verilen lisanslar
exploration license arama ruhsatı
grant of licences lisans verilmesi
grant of licences by arbitration tahkim yolu ile lisans verilmesi
operating license işletme ruhsatı
scope of the licence ruhsatın kapsamı
term of the license ruhsat süresi
the licence shall be deemed void ruhsat geçersiz sayılır
verification of licences ruhsatların/lisansların tahkiki/onaylanması
limit limit, sınır; had
limitation of noise emission gürültü sınırlandırılması
to alter the time limit süre sınırını değiştirmek
unlimited jurisdiction tam yargı yetkisi
within the limits of its power yetkileri dahilinde
within the limits of the powers conferred by
this treaty
işbu antlaşma tarafından kendisine verilen
yetkiler dahilinde
liquidation tasfiye
livestock hayvancılık
loan ödünç, borç
conditions for loans ödünç verme koşulları
to issue a loan tahvil çıkarmak
use on free loan karşılıksız olarak
long uzun
long steel production uzun çelik üretimi
long-term commitments uzun vadeli taahhütler/yükümlülükler
loss zarar; kayıp
profit and loss account kar-zarar hesabı
52
M
maintanence bakım; tamir, idame; muhafaza
maintanence service bakım onarım hizmeti
to make yapmak
to apply (make) a reduction indirim uygulamak(yapmak)
to make a regulation tüzük çıkarmak
to make applicable uygulamaya koymak
to make good a damage zararı gidermek
majority çoğunluk
absolute majority salt çoğunluk
qualified majority nitelikli çoğunluk
required majority gerekli çoğunluk
simple majority basit çoğunluk
absolute majority: salt çoğunluk
majority: çoğunluk
qualified majority: nitelikli çoğunluk
quorum: nisap/karar yeter sayısı
unanimity: oybirliği
mandatory zorlayıcı, zaruri
mandatory instructions (zorlayıcı) talimat
manufacture imalat
good manufacturing practices iyi imalat uygulamaları
manufactured goods mamul mallar
manufacturing industry imalat sanayi
supervision of manufacture imalat denetimi
maritime denizciliğe ait
European Maritime Safety Agency (EMSA) Avrupa Deniz Güvenliği Ajansı
maritime freight navlun
market pazar, piyasa
common market ortak Pazar
common market organisations ortak piyasa düzeni
European Single Market Avrupa Tek Pazarı
internal market iç Pazar
market inspection piyasa denetimi
market price piyasa fiyatı
market share threshold pazar payı eşiği
market surveillance piyasa gözetimi
53
marketing pazarlama
Office for Harmonisation in the Internal
Market (Trade Marks and Designs)
İç Pazar (Marka ve Dizayn) Uyumlaştırma Ofisi
placing on the market piyasaya arz
material madde
raw materials hammadde
mayor belediye başkanı
measure önlem/tedbir; ölçüm
when member states adopt these measures üye devlet bu önlemleri kabul ettiğinde (kendi
hukukunda)
central bureau for nuclear measurements nükleer ölçümler merkez bürosu
coercive measures zorlayıcı önlemler/cebri tedbirler
countervailing measures telâfi edici önlemler
interim measures geçici önlemler
measurement station ölçüm istasyonu
measures taken by the Council Konsey tarafından alınan önlemler
proposed measures önerilen önlemler
protective measures koruyucu önlemler
scope of a measure önlemin kapsamı
security measures güvenlik önlemleri
to abstain from any measure her türlü tedbirden kaçınmak
to suspend the measures önlemleri askıya almak
unit of measurement ölçü birimi
medicine ilaç
medicine for humans beşeri ilaçlar
measure: önlem/tedbir
precaution: ihtiyat, tedbir
Mediterranean Akdeniz
Medpartneriat Akdeniz ortaklığı
to meet bir araya gelmek; buluşmak
summit meetings zirve toplantıları
member üye
associated member ortak üye
member of the commission komisyon üyesi
Member State Üye Devlet
Member States shall retain the right Üye Devletler… hakkını saklı tutar
nationals of a Member State bir Üye Devletin uyrukları
membership criteria üyelik kriterleri
54
memorandum zabıt, andıç
memorandum of understanding mutabakat zaptı
to merge birleşmek
merger birleşme, füzyon
Merger Treaty (1967) Birleşme Antlaşması
method yöntem/usul/metot
method of calculation hesaplama yöntemi
methods of cooperation işbirliği yöntemleri
metrology metroloji
mode usul; tarz/stil
mode of assessment değerlendirme usulleri
mode of collection tahsil usulleri
modular approach modüler yaklaşım
monetary parasal
Economic and Monetary Union (EMU) Ekonomik ve Parasal Birlik
European Monetary Cooperation Fund
(FECOM)
Avrupa Parasal İşbirliği Fonu
European Monetary System (EMS) Avrupa Para Sistemi
money para
money laundering kara para aklama
refund of money para iadesi
to monitor İzlemek; denetlemek
external debt monitoring report dış borç izleme raporu
to carry out continuous monitoring sürekli bir denetimin sağlanması
monopoly monopol, tekel
monopolies delegated by the state to others devletçe başkalarına devredilen tekel yetkileri
revenue-producing monopoly mali tekel, mali imtiyaz
state monopolies devlet tekelleri
motion önerge, teklif
carried motion kabul edilen teklif
motion of censure gensoru, güvensizlik önergesi
to table a motion of censure gensoru önergesi vermek
movement dolaşım, hareket
free movement of capital sermayenin serbest dolaşımı
free movement of goods malların serbest dolaşımı
free movement of persons kişilerin serbest dolaşımı
free movement of services hizmetlerin serbest dolaşımı
freedom of movement for workers işçilerin dolaşım özgürlüğü (serbestisi)
moveable property menkul mallar
the right to move freely serbestçe yer değiştirme hakkı, serbest dolaşım hakkı
55
transboundary movement of pollutants kirleticilerin sınır aşan taşınımı
municipal belediyeye ait
Council of European Municipalities Avrupa Belediyeler Konseyi
municipal committee belediye encümeni
municipal council belediye meclisi
municipality belediye
mutual karşılıklı
mutual advantage karşılıklı yarar
mutual assistance karşılıklı yardımlaşma
mutual recognition karşılıklı tanı(n)ma
56
N
nation ulus
most favoured nation (MFN) en çok kayrılan ulus
national authority ulusal makam
national park milli park
nationals uyruklar
nationals of a member state bir üye devletin uyrukları
supra-national uluslar üstü
nature doğa
biological diversity and natural resources
management
biyolojik çeşitlilik ve doğal kaynak yönetimi
exclusively fiscal nature münhasıran mali nitelik
natural assets doğal varlıklar
natural disaster doğal afet
natural spring water doğal kaynak suyu
nature monuments doğal anıtlar
nature park doğal park
nature protection zone doğa koruma alanı
negotiation müzakere, görüşme
to conduct negotiations müzakereleri yürütmek
to determine by negotiations müzakere yolu ile saptamak
to enter into negotiations müzakerelere başlamak
Uruguay round multilateral trade negotiations Uruguay turu çoktaraflı ticaret müzakereleri
noise gürültü
limitation of noise emission gürültü emisyonu sınırlaması
noise pollution gürültü kirliliği
permissible noise level kabul edilebilir gürültü düzeyi
regulation on noise control gürültü kontrol tüzüğü
nomenclature nomenklatür/sınıflandırma
combined nomenclature kombine nomenklatür
Common Customs Tariff Nomenclature Ortak Gümrük Tarifesi Nomenklatürü
Nomenclature of Units for Territorial Statistics
(NUTS)
İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırması
note not
to note kaydetmek
having noted (in resolutions) kaydederek (ilke kararlarında)
notes dikkat eder, kaydeder
noting that…(in recommendations) kaydederek (tavsiye kararlarında)
notification bildirim, tebliğ; ihbar
57
notification of inter-enterprise agreement işletmeler arası anlaşmaya ilişkin bildirim
notified body onaylanmış kuruluş
Notified Bodies Logistics Support (NBLS) Onaylanmış Kuruluşlara Lojistik Destek
announcement: duyuru
declaration: bildiri/beyanname
notification: bildirim, tebliğ, ihbar
statement: beyan, bildirim
nuclear nükleer
central bureau for nuclear measurements nükleer ölçümler merkez bürosu
58
O
oath ant, yemin
to hear on oath yeminli ifade almak
to take an oath ant içmek
objective amaç, gaye
attainment of the objectives amaçlara ulaşılması
essential objective esas amaç
objectives laid down in article x madde x’ de yer alan amaçlar
to attain its objectives amaçlarına ulaşmak
obligation yükümlülük, borç
obligations arising from their duties görevlerinden kaynaklanan yükümlülükler
pecuniary obligation parasal yükümlülük
supplementary obligations ek yükümlülükler
to evade the obligations yükümlülüklerini yerine getirmekten kaçınmak
to fail to fulfil an obligation bir yükümlülüğü yerine getirememek/ifa edememek
to impose a pecuniary obligation parasal bir yükümlülük yüklemek
occupation uğraş/meslek; işgal
gainful occupation kazanç getirici faaliyet
occupational accident iş kazası
occupational disease meslek hastalığı
occupational mobility mesleki hareketlilik
occupational safety iş güvenliği
occupational standards meslek standartları
professional occupation serbest meslek
office büro; işyeri; daire; görev
accounting officer sayman
assessment officer tahakkuk memuru
authorising officer ita amiri
European Patent Office Avrupa Patent Ofisi
office of president başkanlık makamı
registered office merkez, tescil edilmiş işyeri
term of office görev süresi
to remain in office görevde kalmak
official resmi
59
one stop shop bir hizmet sürecinin tümünün tek bir
müessese tarafınca üstlenilmesi
oil petrol
crude oil ham petrol
oil/gas transmission petrol/gaz iletimi, nakli, ulaştırması
waste oils atık yağlar
operation işlem; işletim; faaliyet
banking operations banka işlemleri
operating accounts işletim hesapları
transfer of operating rights (TOOR) işletme hakkı devri
opinion görüş
absence of an opinion görüş yokluğu
draft opinion görüş taslağı
to deliver opinion görüş bildirmek
order emir, talimat
payment order ödeme emri
to organise örgütlemek
European Patent Organisation Avrupa Patent Örgütü
European Space Research Organisation
(ESRO)
Avrupa Uzay Araştırma Örgütü
organised crime örgütlü suç
Organisation for European Economic Cooperation
(OEEC)
Avrupa Ekonomik İşbirliği Teşkilatı
Organisation for Economic Cooperation and
Development (OECD)
Ekonomi İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı
World Trade Organisation (WTO) Dünya Ticaret Örgütü
organism organizma
genetically modified organisms genetik olarak yapıları değiştirilmiş organizmalar
origin menşe/köken
certificate of origin menşe şahadetnamesi
original acts temel işlemler
Pan-European System of Cumulation of
Origin
Pan Avrupa Menşe Kümülasyonu Sistemi
place of origin menşe yeri
proof of preferential origin tercihli menşe kanıtı
own kendi, öz
Community’s own resources Topluluk öz kaynakları
own resources öz kaynaklar
ownership mülkiyet
rules governing the system of property
ownership
mülkiyet rejimini düzenleyen kurallar
60
61
P
paragraph fıkra
paper kitap; kağıt; matbu evrak; bilimsel veya resmi
yazı
green paper yeşil kitap
white paper beyaz kitap
parliament parlamento
assent of the European Parliament Avrupa Parlamentosu’nun uygun bulması
commissions of the European Parliament Avrupa Parlamentosu komisyonları
partnership ortaklık
accession partnership katılım ortaklığı belgesi
ordinary partnership adi ortaklık, adi şirket
Partnership for Peace (PfP) Barış İçin Ortaklık
unlimited company (general partnership) kollektif şirket
party parti; taraf
contracting parties akit taraflar
high contracting parties yüksek akit taraflar
third party proceedings üçüncü kişilere ait dava işlemleri
to be a party to legal proceedings davaya taraf olmak
pasture mera
patent patent
European Patent Office Avrupa Patent Ofisi
European Patent Organisation Avrupa Patent Örgütü
non-patented patenti alınmamış
payment ödeme
balance of payments ödemeler dengesi
current payments cari ödemeler
general payments system genel ödemeler rejimi
indemnity payments tazminat ödemesi
issuing payment order ödeme emri çıkarma
62
overall balance of payments genel ödemeler dengesi
payment of expenditures giderlerin ödenmesi
penalty ceza
penal provision cezai nitelikte yasa hükmü
penal sanction cezai yaptırım
people halk
prosperity of people halkın refahı
peer review emsal tarama
to perform ifa etmek/yerine getirmek; icra etmek
performance audit performans denetimi
performance reserve performans rezervi
period dönem
grace period ödemesiz dönem
periodical settlement dönemsel borç tasviyesi
qualifying period girme süresi
set-off period mahsup dönemi
permanent daimi
Permanent Representatives Committee
(COREPER)
Daimi Temsilciler Komitesi
permit izin
person kişi
freedom of movement for persons kişilerin dolaşım özgürlüğü (serbestisi)
in one’s personal capacity kişisel yetkisiyle, kişisel yetkisine dayanmak
legal personality tüzel kişilik
personal liability kişisel sorumluluk
retention of legal personality hukuki kişiliğin korunması
pharmaceutical farmasötik
medicinal products/ pharmaceuticals tıbbi ürünler/ farmasötikler
pharmaceutical preparations farmasötik müstahzarlar
pharmaceutical professions eczacılık meslekleri
pharmaceutics eczacılık
phytosanitary bitki sağlığı
pit maden ocağı, kuyu
lignite pit linyit işletmesi
place yer
place of origin menşe yeri
plan plan
contingency plans acil durum planları
Planning and Early Warning Unit Planlama ve Erken Uyarı Birimi
plant tesis, fabrika; bitki
63
plant health bitki sağlığı
fuel recycling plant yakıt geri kazanım tesisi
industrial plant endüstri tesisi, sanayi tesisi
plant species bitki türü
thermal power plant termik santral
point nokta; kapı
entry point giriş kapısı, giriş noktası, hudut/sınır kapısı,
sınır noktası
policy politika
Common Foreign and Security Policy (CFSP) Ortak Dış ve Güvenlik Politikası
common policies ortak politikalar
Common Transportation (Transport) Policy Ortak Taşımacılık Politikası
conjunctural policy konjonktür politikası
implementation of a policy bir politikanın uygulanması
industry policy sanayi politikası
public policy kamu düzeni
research and development (r&d) policy araştırma geliştirme politikası
social policy sosyal politika
to pollute kirletmek
noise pollution gürültü kirliliği
polluter pays principle (PPP) kirleten öder prensibi
pollution prevention kirliliğin önlenmesi
sea pollution deniz kirliliği
transboundary movement of pollutants kirleticilerin sınır aşan taşınımı
population nüfus
rural population kırsal nüfus
urban population kentsel nüfus
position durum, pozisyon, konum
abuse of dominant position hakim durumun kötüye kullanılması
joint position ortak tutum
privileged position ayrıcalıklı/imtiyazlı durum
power güç; yetki
conferring of powers yetki verilmesi
executive power yürütme/icra yetkisi
full power tam yetki
misuse of powers yetkinin kötüye kullanılması
power to take decisions karar alma yetkisi
powers which are conferred upon it by this
treaty
iş bu antlaşma ile verilen yetkiler
thermal power plant termik güç santrali
to confer powers yetki vermek
64
within the limits of its power yetkileri dahilinde, yetkisinin belirlediği sınırlar içinde
within the limits of the powers conferred by
this treaty
işbu antlaşma tarafından kendisine verilen
yetkilerin sınırları dahilinde
plenipotentiary tam yetkili temsilci
practice uygulama; adet, usul; eylem
concerted practices uyumlu eylemler
environmental impact assessment practices çevresel etki değerlendirmesi uygulamaları
good laboratuary practice (GLP) iyi laboratuvar uygulamaları
normal bona fide commercial practice iyiniyetli olağan ticarî uygulama
precaution ihtiyat, tedbir
as a precaution ihtiyatî olarak
precautionary principle İhtiyatlılık ilkesi
preference tercih
Generalised System of Preferences Genelleştirilmiş Tercihler Sistemi
mutual preferential regime karşılıklı tercihli rejim
preferential companies ayrıcalıklı şirketler
preferential regime tercihli rejim
preferential trade tercihli ticaret
prejudice halel, zarar
prejudiced interests zarara uğrayan çıkarlar
without prejudice to the provisions hükümler saklı kalmak koşuluyla
preliminary ön
preliminary authorisation ön müsaade
preliminary rulings of the court divanın ön kararları
premium prim ; ek ücret
insurance premium sigorta primi
president başkan
Presidency of the Council of the European
Union
Avrupa Birliği Konseyi (Dönem) Başkanlığı
European Community Presidency Avrupa Topluluğu (Dönem) Başkanlığı
office of president başkanlık makamı
President of the European Parliament Avrupa Parlamentosu Başkanı
price fiyat
basic price temel fiyat
derived intervention price belirlenmiş (hesaplanmış) müdahale fiyatı
guide price rehber fiyat
ıntervention price müdahale fiyatı
level of prices fiyat düzeyi
lump sum price götürü bedel
market price piyasa fiyatı
65
orientation price yönelim fiyatı
predatory pricing yıkıcı fiyat uygulaması
price differences fiyat farkları
price fixing fiyat tespiti
price index fiyat endeksi
purchase price satın alma fiyatı
reference price referans (gösterge) fiyatı
sluicegate price set fiyatı
target price hedef fiyat
threshold price eşik fiyatı
turnkey lump sum price anahtar teslimi götürü bedel
unit price birim fiyat
prima facie ilk bakışta, ilk intiba üzerine
principle prensip, ilke
principle of progressivity aşamalılık ilkesi
to set out principles ilkeleri belirlemek
privilege imtiyaz/ayrıcalık
procedure usul; süreç
acting in accordance with the procedure laid
down in article 252 of the Treaty
Antlaşmanın 252. maddesinde öngörülen
usule uygun şekilde hareket ederek
application of procedures usulün uygulanması
assent procedure uygun bulma usulü
consultation procedure danışma usulü
cooperation procedure işbirliği usulü
inward processing procedure dahilde işleme usülü
procedure for revising gözden geçirme usülü
rules of civil procedure medeni usul hukuku kuralları
rules of procedure usul kuralları
screening procedures tarama süreci; tarama usulü
tendering procedure ihale usulü, teklif verme usulü
to initiate the procedure süreci başlatmak
to result a procedure in a decision sürecin bir kararla sonuçlandırılması
proceedings duruşma, dava; müzakere; tutanak
proceedings in which a regulation is in issue tüzüğün geçerli olup olmadığının konu alındığı dava
proceedings of the Parliament Parlamento tutanakları
record of the proceedings duruşma zabtı
third party proceedings üçüncü kişilere ilişkin dava işlemleri
to be a party to legal proceedings davada taraf olmak
to institute proceedings dava açmak, dava işlemlerini başlatmak
process ameliye/işlem; süreç
66
inward processing regime dahilde işleme rejimi
outward processing regime hariçte işleme rejimi
product ürün
blood products kan ürünleri
concerned product ilgili ürün
construction products inşaat malzemeleri
contract product sözleşme konusu ürün
dairy products süt ürünleri
defective products kusurlu ürünler
disposal of products ürünlerin pazara sürümü; ürünlerin (imha)
bertaraf edilmesi
general product safety genel ürün güvenliği
European Productivity Agency Avrupa Verimlilik Ajansı
factors of production üretim faktörleri
homeopathic products intended for human use
beşeri homeopatik ürünler
immunological products immünolojik ürünler
internal production control iç üretim kontrolü
last product son ürün
medicinal products/ pharmaceuticals tıbbi ürünler/farmasötikler
product liability ürün sorumluluğu
product safety ürün güvenliği
product quality assurance ürün kalite güvencesi
product verification ürün doğrulaması
production quality assurance üretim kalite güvencesi
production restitution üretim iadesi
productivity verimlilik
products of the soil toprak ürünleri
replacing product ikame ürün
safe product güvenli ürün
semiconductor products yarı iletken maddeler
sensitive products hassas ürünler
to dispose of the production üretimi sürmek; üretileni imha etmek, elden çıkarmak
veterinary products veterinerlik ürünleri
withdrawal of the marketed product ürünün piyasadan toplatılması
profession meslek
banking profession bankacılık mesleği
medical and allied professions hekimlik ve yardımcı hekimlik meslekleri
pharmaceutical professions eczacılık meslekleri
67
business: iş / meşguliyet
job: iş / meslek
occupation: uğraş (iş veya mesleği kapsar)
profession: meslek (yüksek öğrenim gerektiren iş)
work: iş / çalışma
professional mesleki
professional disease list mesleki hastalıklar listesi
professional occupation serbest meslek, profesyonel uğraş(lar)
professional secrecy meslek sırrı
profit kar
non-profit kar amacı gütmeyen
profit and loss account kar zarar hesabı
profitability karlılık
profit-making company (firm) kâr eden şirket (firma)
programme program
amounts devoted to carrying out the
programme
programın gerçekleştirilmesi için ayrılan miktar
Multi Annual Programme for Enterprise and
Entrepreneurship
İşletmeler Çok Yıllı Programı
The Sixth Research and Technological
Development Framework Programme
Altıncı Araştırma ve Teknoloji Geliştirme
Çerçeve Programı
programming programlama
property mülkiyet
commercial property ticarî mülkiyet
establishment of incorporal rights on property mülkiyet üzerinde ayni hak tesisi
industrial property sınai mülkiyet
moveable property menkul/taşınır mallar
private property özel mülkiyet
rules governing the system of property
ownership
mülkiyet rejimi
to dispose of property mal üzerinde tasarrufta bulunmak
to propose önermek
proposal tasarı; öneri/teklif
Commission proposal Komisyon tasarısı
proposed agreement önerilen anlaşma
proposed measures önerilen önlemler
to prosper refaha ermek; başarmak
prosperity of people halkın refahı
protection koruma; savunma
civil protection sivil savunma (afetlere karşı)
customs protection gümrük vergileri ile koruma
68
habitat protection doğal yaşam ortamını koruma
nature protection zone doğa koruma alanı
protective measures koruyucu önlemler
wildlife protection areas yaban hayatı koruma alanı
to conserve: muhafaza etmek
to prevent: önlemek
protection: koruma, savunma
safeguard: korunma
protocol protokol
to provide temin etmek, sağlamak; öngörmek
freedom to provide services hizmet sunma özgürlüğü (serbestisi)
save as otherwise provided aksine hüküm olmadıkça, aksi
öngörülmedikçe
to provide non-repayable aid geri ödemesiz bir yardım sağlamak
provision hüküm
amendment of a provision bir hükümde yapılan değişiklikler, hükmün tadili
general provisions genel hükümler
implementation of a provision bir hükmün uygulanması
irrespective of the provisions of the article x x maddesi hükümlerinden bağımsız olarak
provisions laid down by regulation tüzükle getirilen hükümler
provisions of the act kanun hükümleri
special provisions özel hükümler
the provision of the articles 9 to 15 9 ila 15. maddelerin hükümleri
they shall apply these provisions from … bu hükümleri .. den itibaren uygularlar
to amend provisions hükümleri değiştirmek
to repeal provisions hükümleri kaldırmak
public kamu
public awareness kamu bilinci
public debt accountant kamu borçlarından sorumlu sayman
public expenditure kamu harcamaları
public health genel sağlık
public interest kamu yararı
public morality genel ahlak
public offerings halka arz
public opinion kamuoyu
public order kamu düzeni
public participation halkın katılımı
69
public policy kamu düzeni, kamu politikası
public procurement kamu alımları
public procurement law kamu ihale kanunu
public sector kamu sektörü
public security kamu güvenliği
public service kamu hizmeti
public service concession agreements kamu hizmeti imtiyaz sözleşmeleri
public undertaking kamu işletmesi
public health: genel sağlık
public morality: genel ahlak
public order: kamu düzeni
public policy: kamu düzeni, kamu politikası
public security: kamu güvenliği
publicity tanıtım; ilan
to purchase satın almak
exclusive purchasing agreements tek elden satın alma anlaşmaları
purpose amaç
for the purposes set out in article x x maddesinde belirtilen amaçlar
doğrultusunda
the purpose of this directive is to.. bu direktifin amacı …dır
to put koymak
to put into effect yürürlüğe koymak, uygulamaya koymak
to put into force yürürlüğe koymak
70
Q
qualification nitelik
required qualifications gerekli nitelikler
qualifying period girme süresi
quality nitelik, kalite
flat and high-quality steel products yassı ve nitelikli çelik ürünler
full quality assurance tam kalite güvencesi
quality assurance equipment kalite güvence ekipmanı
remediation of water quality su kalitesinin iyileştirilmesi
quorum nisap/toplantı veya karar yeter sayısı
quota kota
enlargement of quotas kotaların genişletilmesi
opened quota açık kota
quota increase kotaların artırılması
quota restrictions kota kısıtlamaları
tariff quotas tarife kotaları
71
R
rate oran
infant mortality rate bebek ölüm oranı
work at piece rates parça başına çalışma
work at time rates zaman esasına göre çalışma
ratification onay
instrument of ratification onay belgesi
readmission geri kabul
reason neden; gerekçe
reasoned decision gerekçeli karar
reasoned submissions gerekçeli maruzat
to recognise tanımak
mutual recognition karşılıklı tanı(n)ma
recognition of professional qualifications mesleki niteliklerin tanınması
recognising … (in convention) kabul ederek,bilincinde olarak (uluslararası sözleşmelerde)
recommendation tavsiye kararı; tavsiye
Commission Recommendation Komisyon Tavsiye Kararı
Council Recommendation Konsey Tavsiye Kararı
ECSC Recommendation Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu Tavsiye Kararı
hereby recommends Member States (to… that…)
Üye Devletlere…. (yapmalarını, etmelerini) tavsiye eder
to confine oneself to making a
recommendation
kendini tavsiyede bulunmakla sınırlandırmak
to reconcile uzlaştırmak
reconciliation uzlaştırma
record kayıt
to record kayıt tutmak, kaydetmek
to rectify düzeltmek, tashih etmek
to rectify a decision bir kararı düzeltmek
redress tazminat
to redress tazmin etmek
to obtain redress bir tazminat almak
reduction azaltma, indirim
reduction of customs duties gümrük vergilerinin indirilmesi
to apply (make) a reduction bir indirim uygulamak(yapmak)
referring to …e atıfta bulunarak
to refine arıtmak; inceltmek
refinery rafineri
72
refugee mülteci
European Refugee Fund Avrupa Mülteci Fonu
refund para iadesi
to regard göz önünde tutmak
having regard to göz önünde tutarak
to regard a policy bir politikayı dikkate almak, göz önünde tutmak
acknowledging: kaydederek
believing: inanarak
conscious that (in protocol): bilincinde olarak; farkında olarak
has agreed as follows: aşağıdaki gibi anlaşmışlardır
has decided as follows: aşağıdaki gibi karar vermiştir
having regard to: göz önünde tutarak
referring to: …e atıfta bulunarak
resolving to: kararlı olarak
whereas: -dığından
regime rejim
double-checking regime çift taraflı kontrol rejimi
inward processing regime dahilde işleme rejimi
outward processing regime hariçte işleme rejimi
customs regime gümrük rejimi
region bölge
Committee of the Regions Bölgeler Komitesi
European Regional Development Fund
(ERDF)
Avrupa Bölgesel Kalkınma Fonu
European Regions Council Avrupa Bölgeler Konseyi
inter-regional differences in terms of
development
bölgeler arası gelişmişlik farkları
less favoured region en az gelişmiş bölge
priority regions for development kalkınmada öncelikli yöreler
regional discrepancies bölgesel farklılıklar
regional disparities bölgesel farklılıklar
regional or local authorities bölgesel ya da yerel yönetimler (makamlar)
regional union bölgesel birlik
register sicil
to register kaydetmek, tescil etmek
registered office tescil edilmiş merkez, işyeri
regulation tüzük
Commission Regulation Komisyon Tüzüğü
Council Regulation Konsey Tüzüğü
73
European Parliament Internal Regulation Avrupa Parlamentosu İç Tüzüğü
financial regulation mali tüzük
implementing regulation uygulama tüzüğü
interim regulation geçici tüzük
regulation declared void hükümsüzlüğü açıklanan tüzük
Regulation number/year/EEC of the Council
of (day-month-year) on (concerning, relating to)…
…hakkında (ile ilgili) (gün-ay-yıl) tarih ve
sayı/yıl/AETsayılı Konsey Tüzüğü
The Staff Regulations of Officials of the
European Communities
Avrupa Toplulukları Memurları Personel Tüzüğü
the text of the agreement is attached to this
Regulation
antlaşmanın metni bu tüzüğe eklidir
this Regulation shall be binding in its entirety
and directly applicable in the Member States
bu Tüzük Üye Devletlerde bütünüyle
bağlayıcıdır ve doğrudan uygulanır
this Regulation shall enter into force on bu Tüzük … tarihinde yürürlüğe girer
to make a regulation tüzük çıkarmak
relation ilişki
to promote relations ilişkileri geliştirmek
to remain kalmak
to remain in office görevde kalmak
remedy çare; deva; ilaç
remediation of water quality su kalitesinin iyileştirilmesi
to remedy a situation bir durumu düzeltmek
remission affetme, bağışlama; hafifletme, indirim; geriye
gönderme; yollama; iade etme
to grant a remission indirim uygulamak
remuneration ücret
to renew yenilemek
renewable energy resources yenilenebilir enerji kaynakları
renovation yenileme
to renew agreements anlaşmaları yenilemek
to repair onarmak
free repair ücretsiz onarım
repair charges onarım masrafları
repair service onarım hizmeti
reparation onarım; tazminat
pecuniary reparation para ile tazmin
repayment iade, geri ödeme
repayment of internal taxation iç vergi iadesi
repayment of taxation vergi iadesi
repayment schedule geri ödeme planı
to grant a repayment geri ödemeden yararlanma imkanı bahşetmek
74
to repeal yürürlükten kaldırmak
to replace yerine başkasını koymak, ikame etmek
partial replacement kısmi yenileme
replacement of goods malın yenisi ile değiştirme
replacing product ikame ürün
report rapor
European Parliament sittings official reports Avrupa Parlamentosu resmi oturum tutanakları
treasury transactions report hazine işlemleri raporu
to represent temsil etmek
Permanent Representatives Committee
(COREPER)
Daimi Temsilciler Komitesi
research araştırma
European Cooperation in the Field of
Scientific and Technical Research (COST)
Avrupa Bilimsel ve Teknik Araştırma Alanında İşbirliği
European Research Area (ERA) Avrupa Araştırma Alanı
European Space Research Organisation
(ESRO)
Avrupa Uzay Araştırmaları Örgütü
Research and Development (R&D) Policy Araştırma –Geliştirme Politikası (Ar-Ge)
The Sixth Research and Technological
Development Framework Programme
Altıncı Araştırma ve Teknoloji Geliştirme
Çerçeve Programı
to direct research towards sectors araştırmaları sektörlere yönlendirmek
residence ikametgah; konut, mesken
residence permit ikamet izni
resident mukim, ikamet eden
citizen: vatandaş
citizenship: vatandaşlık
national: uyruk
nationality: milliyet, uyrukluk
resident: mukim, ikamet eden
residue artık, kalıntı; bakiye
to resign istifa etmek, çekilmek
to resign as a body toplu olarak istifa etmek
resolution ilke kararı
European Parliament Resolution Avrupa Parlamentosu İlke Kararı
resolution ilke kararı
resource kaynak
Community’s own resources Topluluğun öz kaynakları
diversification of resources kaynakların çeşitlendirilmesi
fresh resources yeni kaynaklar
75
state resources devlet kaynakları
responsibility sorumluluk
to be responsible for …’dan sorumlu olmak
to confer the responsibilities sorumluluk vermek
restriction kısıtlama
disguised restrictions örtülü kısıtlamalar
elimination of quantitative restrictions miktar kısıtlamalarının kaldırılması
to restructure yeniden yapılandırmak
in-situ restructuring mekanda yeniden yapılanma
restructuring yeniden yapılandırma
to review gözden geçirmek
to revise gözden geçirmek, revize etmek
procedure for revising gözden geçirme usülü
to revolve döndürmek
revolving fund döner sermaye
right hak
Charter of Fundamental Rights Temel Haklar Şartı
enjoyment of a right bir haktan yararlanma
exclusive right münhasır hak
operating right işletme hakkı
right of association dernek kurma hakkı
right of establishment yerleşme hakkı
right to benefit yararlanma hakkı
right of initiative insiyatif hakkı
right of petition dilekçe hakkı
the right to move freely serbestçe yer değiştirme hakkı
to agree to a right bir hakkın varlığı konusundaa mutabakata varmak
to possess a right of veto veto hakkına sahip olmak
transfer of operating rights (TOOR) işletme hakkı devri
royalty imtiyaz karşılığı, telif ücreti
author’s royalties telif hakları
rule kural
Community rule Topluluk kuralı
rules of civil procedure medeni usul hukuku kuralları
rules of procedure usul kuralları
ruling karar, hüküm
preliminary rulings of the Court Divanın ön kararı
to give a ruling karar vermek(mahkemenin yargılama
esnasında karar vermesi)
rural kırsal
76
rural development kırsal kalkınma
rural population kırsal nüfus
77
S
safeguard korunma
safety güvenlik, emniyet
European Aviation Safety Agency (EASA ) Avrupa Hava Güvenliği Ajansı
food safety gıda güvenliği
food safety action plan gıda güvenliği eylem planı
occupational safety iş güvenliği
product safety ürün güvenliği
safe disposal of nonrecoverable waste,
residues
geri dönüşümsüz atıkların güvenli bertaraf edilmesi
sale satış
distant sales uzaktan satışlar
sales campaign kampanyalı satışlar
sales on credit taksitli satışlar
sanction yaptırım
save den başka; ancak; yalnız
save for the exceptions or derogations
provided for …
…’de öngörülen istisnalar ya da sapmalar
saklı kalmak kaydıyla
school okul
apprenticeship school çıraklık okulu
science bilim
European Foundation for Science Avrupa Bilim Vakfı
scope alan; kapsam
scope of application uygulama alanı
screen eleme, tarama
screening procedures tarama süreci: tarama usulü
sea deniz
deep sea discharge system derin deniz deşarj sistemi
dumping of waste at sea atıkların denize verilmesi
sea pollution deniz kirliliği
seat mevki; üyelik; koltuk(parlamento); merkez
the seat of the institutions kurumların merkezi
transfer of the seat of a company or firm bir şirketin veya firmanın merkezinin yer
değiştirmesi
secrecy gizlilik
sector sektör; bölge, mıntıka
public sector kamu sektörü
sectoral policies sektörel politikalar
security güvenlik
Common Foreign and Security Policy (CFSP) Ortak Dış ve Güvenlik Politikası
78
public security kamu güvenliği
security information form güvenlik bilgi formu
security measures güvenlik önlemleri
social security sosyal güvenlik
securities menkul kıymetler
to issue securities menkul kıymet ihraç etmek
securities investments associations menkul kıymetler yatırım ortaklıkları
securities investments funds menkul kıymetler yatırım fonları
to seize zapt etmek, ele geçirmek, yakalamak; el
koymak
seizure zaptetme, el koyma, haciz
to sell satmak
door step selling kapıdan satışlar
service hizmet
freedom to provide services hizmet sunma özgürlüğü (serbestisi)
public service kamu hizmeti
public service concession agreements kamu hizmeti imtiyaz anlaşmaları
session oturum/celse, toplantı
extraordinary session olağanüstü oturum
open session kamuya açık oturum
session of the Council of Ministers Bakanlar Konseyi toplantısı
to sit in plenary session genel kurul halinde toplanmak
set-off mahsup; takas; karşılık; talep/iddia
to set-off karşılık olarak koymak
set-off period mahsup dönemi
settlement yerleşim; tanzim; ödeme; çözüm; tasfiye
dispersed settlement dağınık yerleşim
periodical settlement dönemsel borç tasviyesi
pre-court settlement body (arbitration) mahkeme öncesi çözüm organı
settlement of payments ödeme için onay verme
shanty settlements kaçak yapılaşma
small küçük
Small and Medium size Enterprise (SME) Küçük ve Orta Boy İşletme (KOBİ)
to smuggle kaçakçılık yapmak
anti-smuggling data bank kaçakçılık bilgi bankası
interdiction of smuggling kaçakçılığın men edilmesi
smuggling kaçakçılık
soil toprak
products of the soil toprak ürünleri
79
land: arazi
soil: toprak
territory: ülke, toprak(uluslararası hukuk)
social sosyal
European Economic and Social Committee Avrupa Ekonomik ve Sosyal Komitesi
European Social Fund (ESF) Avrupa Sosyal Fonu
social dialogue sosyal diyalog
social insurances sosyal sigortalar
social partners sosyal taraflar
social policy sosyal politika
social security sosyal güvenlik
space uzay
European Space Agency (ESA) Avrupa Uzay Ajansı
European Space Research Organisation
(ESRO)
Avrupa Uzay Araştırmaları Örgütü
special özel
special and differential treatment özel ve ayrıcalıklı muamele
special council of ministers bakanlar özel konseyi
specialisation agreement ihtisaslaşma anlaşması
specialised agency uzmanlaşmış kurum
specialised courts ihtisas mahkemeleri
to spend harcamak
non-budgetary public spending bütçe dışı kamu harcaması
spirit drinks alkollü içecekler
standard standart
controls on standards standart denetimi
European Telecommunication Standards
Committee (ETSI)
Avrupa Telekomünikasyon Standartları
Komitesi
harmonised standard uyumlaştırılmış standart
insulation standard yalıtım standardı
mandatory standard zorunlu standart
standardisation standardizasyon
European Electro-Technical Standardisation
Committee (CENELEC)
Avrupa Elektroteknik Standardizasyon
Komitesi
international standardisation organizations uluslararası standardizasyon kuruluşları
state devlet
associated state ortak devlet
nationals of a member state bir üye devletin uyrukları
state aids devlet yardımları
state monopolies of commercial character ticarî nitelikli devlet tekelleri
80
state subsidies devlet sübvansiyonları
statement beyan/bildirim
statement of general compliance genel uygunluk bildirimi
verification of financial statements mali bildirimin tahkiki
statistics istatistik
Nomenclature of Territorial Units for Statistics
(NUTS)
İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırması
steel çelik
long steel production uzun çelik üretimi
flat and high-quality steel products yassı ve nitelikli çelik ürünler
Treaty Establishing the European Coal and
Steel Community
Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğunu Kuran
Antlaşma
stockfarming besicilik
strategy strateji
structure yapı
infrastructure works altyapı çalışmaları
structural funds yapısal fonlar
superstructure üstyapı
to submit teslim etmek, tevdi etmek, sunmak
reasoned submissions gerekçeli maruzat
subparagraph bent
subsidiarity principle yetki ikamesi ilkesi
subsidiary şube; tali şirket, tabi şirket
substance madde; öz; maddi içerik
dangerous substances tehlikeli maddeler
noxious chemical substances zararlı kimyasal maddeler
psychotropic substances psikotrop maddeler
such as gibi
to be such as to nitelikte olmak
summit zirve
summit meetings zirve toplantıları
supervision denetleme,denetim,murakabe, teftiş, gözetim
appropriate supervision uygun denetim
supervision of manufacture imalat denetimi
to supplement eklemek, ilave etmek
supplementary obligations ek yükümlülükler
to supply sağlamak, temin etmek, tedarik etmek
supply contract tedarik sözleşmesi
supranationality uluslarüstülük
surveillance gözetim, nezaret, denetleme, teftiş
bilateral surveillance çift taraflı gözetim
81
market surveillance piyasa gözetimi
to suspend askıya almak
suspension askıya alma
to suspend the measures önlemleri askıya almak
sustainability sürdürebilirlik
sustainable development sürdürülebilir kalkınma
system sistem
general incentive system genel destek sistemi
prompt alarm systems hızlı alarm sistemleri
title deed- cadastre system tapu-kadastro sistemi
82
T
to take almak
to take a decision karar almak
to take up an activity bir işe (etkinliğe) başlamak
talk konuşma; görüşme
exploratory talks istikşafi görüşmeler
tariff tarife
autonomous tariff otonom tarife
Brussels Tariff Nomenclature Brüksel Tarife Nomanklatürü
General Agreement on Tariffs and Trade
(GATT)
Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması
headings of the tariff tarife pozisyonları
Integrated Customs Tariff of the European
Communities (TARIC)
Avrupa Toplulukları Entegre Gümrük Tarifesi
items of the tariff tarife kalemleri
non-tariff barriers to trade ticarette tarife dışı engeller
nullification of tariffs gümrük vergilerinin sıfırlanması /kaldırılması
tariff barriers tarife engelleri
tariff concessions tarife tavizleri
tariff description tarife tanımı
tariff headings tarife pozisyonları
task görev
achievement of the task görevin tamamlanması
entrusted tasks verilen görevler
task of inspection teftiş görevi
to entrust a task bir görev vermek
to perform a task bir görevi yerine getirmek
within the framework of the task görev çerçevesinde
tax vergi
compensatory tax fark giderici vergi
corporate tax kurumlar vergisi
cumulative multi-stage tax kademeli vergi
double taxation çifte vergilendirme
indirect tax dolaylı/vasıtalı vergi
private consumption tax özel tüketim vergisi
repayment of internal taxation iç vergi iadesi
repayment of taxation vergi iadesi
stamp tax damga vergisi
tax controller vergi kontrolörü
83
tax expenditures vergi giderleri
taxation vergilendirme
turnover tax (iş hacmi), ciro vergisi
technical teknik
technical regulation teknik düzenleme
technical specification teknik şartname
telecommunication telekomünikasyon
European Telecommunication Standards
Committee (ETSI)
Avrupa Telekomünikasyon Standartları
Komitesi
temporary geçici
temporary admission geçici kabul
tender ihale, teklif
call for tenders ihale için teklif isteme
tendering procedure ihale usulü, teklif verme usulü
term müddet, süre, vade, devre, şart
term of office görev süresi
terms of reference iş tanımı
territory toprak; ülke; bölge
Community Territory Topluluk Alanı
territory of the Member States of the
European Union
Avrupa Birliği Üye Devletlerinin ülkeleri
terror terör
suppression of terrorism terörizmin durdurulması
text metin
textiles tekstil ürünleri
thermal termal, ısıl, ısıya ilişkin
thermal power plant termik santral, ısıl güç santrali
time zaman, süre
sufficient time yeterli süre
within the prescribed time tanınan süre içinde
work at time rates zaman esasına göre çalışma
tissue doku
tissue-typing reagents doku tipleyici ayıraçlar
title başlık
title-deed tapu senedi
title deed- cadastre system tapu-kadastro sistemi
tourism turizm
package tour paket tur
trade ticaret
Common Commercial Policy Ortak Ticaret Politikası
84
general provisions in the field of technical
barriers to trade
ticarette teknik engellerin kaldırılmasına ilişkin
genel hükümler
European Free Trade Association (EFTA) Avrupa Serbest Ticaret Birliği
free trade agreement serbest ticaret anlaşması
free trade area serbest ticaret bölgesi
insider trading içeriden öğrenenlerin ticareti
General Agreement on Tariffs and Trade
(GATT)
Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması
multilateral trade negotiations çok taraflı ticaret müzakereleri
preferential trade tercihli ticaret
progressive expansion of the trade ticaret hacminin giderek artması
trade balance deficit dış ticaret açığı
trade in goods mal ticareti
trade registry ticaret sicili
trading companies ticarî şirket
World Trade Organisation (WTO) Dünya Ticaret Örgütü
traffic trafik; ticaret, alışveriş
illegal trafficking in drugs yasadışı uyuşturucu madde ticareti
training eğitim; öğrenim
basic and advanced vocational training temel ve ileri düzeyde mesleki eğitim
European Training Foundation (ETF) Avrupa Eğitim Vakfı
vocational retraining mesleki yeniden eğitim
vocational training mesleki eğitim
education: eğitim
training: eğitim (mesleki)
transaction işlem
purchasing transaction satın alma işlemi
semi-fiscal transaction yarı mali işlem
treasury transactions report hazine işlemleri raporu
banking transactions bankacılık işlemleri
to transfer aktarmak, devretmek, intikal etmek; taşımak
transfer of operating rights (TOOR) işletme hakkının el değiştirmesi
transfer of undertaking işletmenin el değiştirmesi
transit transit
Common Transit and Single Administrative
Document (SAD)
Ortak Transit ve Tek İdari Belge (SAD)
transit charges transit geçiş vergileri
transparency şeffaflık
85
transport taşımacılık; ulaştırma
common transportation (transport) policy ortak taşımacılık politikası
TIR (ınternational road transport) uluslararası karayolu taşımacılığı (TIR)
transport policy taşıma politikası
transposition aktarım
treatment arıtma; muamele
advanced treatment ileri arıtma
treatment facility arıtma tesisi
waste water treatment facility atık su arıtma tesisi
treaty antlaşma
amendment to a Treaty Antlaşmanın tadili
Amsterdam Treaty Amsterdam Antlaşması
contrary to the Treaty Antlaşmaya aykırı
Treaty Establishing a Single Council and a
Single Commission of the European
Communities (Merger Treaty) (1965)
Avrupa Topluluklarına Tek Bir Konsey ve Tek
Bir Komisyon Kurulmasına Dair Antlaşma
(Birleşme Antlaşması)
Nice Treaty Nice Antlaşması
powers which are conferred upon it by this
treaty
iş bu antlaşma ile verilen yetkiler
to draw up a treaty bir antlaşma kaleme almak
Treaty Establishing the European Atomic
Energy Community (1957) (EAEC Treaty)
Avrupa Atom Enerjisi Topluluğunu Kuran
Antlaşma
Treaty Establishing the European Coal and
Steel Community (Treaty of Paris)(1951)
Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğunu Kuran
Antlaşma (Paris Antlaşması)
Treaty Establishing the European Community Avrupa Topluluğunu Kuran Antlaşma
Treaty Establishing the European Economic
Community (Treaty of Rome)(1957)
Avrupa Ekonomik Topluluğunu Kuran
Antlaşma (Roma Antlaşması)
Treaty on the European Union (TEU) (1991)
(Treaty of Maastricht)
Avrupa Birliği Antlaşması (AB Antlaşması)
(Maastricht Antlaşması)
agreement: anlaşma
convention: sözleşme
pact: pakt
treaty: antlaşma
twinning eşleştirme
86
U
unanimity oybirliği
unanimous approval oybirliği ile onay
unanimously oybirliğiyle
undertaking işletme, teşebbüs, girişim; taahhüt
classes of undertakings işletme kategorileri
conversion of an undertaking bir işletmenin(başka bir üretim için)
dönüştürülmesi
public undertaking kamu işletmesi
undertakings entrusted with the operation işin idaresi ile yükümlü işletmeler
union birlik
Council of the European Union Avrupa Birliği Konseyi
customs union gümrük birliği
European Broadcasting Union (EBUEurovision)
Avrupa Yayın Birliği
European Democratic Union Avrupa Demokratik Birliği
European Trade Unions Confederation
(ETUC)
Avrupa İşçi Sendikaları Konfederasyonu
European Union (EU) Avrupa Birliği
regional union bölgesel birlik
Union of Industrial and Employer’s
Confederations of Europe (UNICE)
Avrupa Sanayici ve İşveren
Konfederasyonları Birliği
unit birim
European Currency Unit (ECU) Avrupa Para Birimi
European unit of account Avrupa hesap birimi
unit of measurement ölçü birimi
urban kentsel
urban and industrial waste kentsel ve endüstriyel atıklar
urban population kentsel nüfus
urgent acil
in case of urgency acil durumda
on grounds of urgency ivedilik gerekçesiyle
to use kullanmak
user’s manual kullanım kılavuzu
87
V
vade-mecum el kitabı
value değer
customs value gümrük kıymeti
issuing a declaration under exceptional value istisnai kıymetle beyan düzenlemek
threshold value eşik değer
vehicle araç
motor vehicles motorlu taşıtlar
road vehicles karayolu taşıtları
vehicle and container screening system araç ve konteyner tarama sistemi
verification tahkik, doğruluğunu araştırma, doğrulama
unit verification birim doğrulaması
verification of licences ruhsatların tahkiki
veto veto
to possess a right of veto veto hakkına sahip olmak
visa vize
watermarked visa label filigranlı vize etiketi
vocation meslek
basic and advanced vocational training temel ve ileri düzeyde mesleki eğitim
European Centre for the development of
vocational training (CEDEFOP)
Avrupa Mesleki Eğitim Geliştirme Merkezi
vocational rehabilitation mesleki rehabilitasyon
vocational retraining mesleki yeniden eğitim
vocational training mesleki eğitim
void hükümsüz, geçersiz
act declared void hükümsüzlüğü hukuken beyan edilen işlem
automatically void kendiliğinden hükümsüz
regulation declared void iptal edilen tüzük
the licence shall be deemed void ruhsat geçersiz sayılır
to vote oy kullanmak
the votes cast kullanılan oylar
88
W
wage ücret
wage level ücret düzeyi
earning: kazanç
pension: emeklilere yapılan ödemeler, emekli maaşı
remuneration: ücret
salary: maaş
wage: ücret
waive feragat etmek, vazgeçmek; dokunulmazlığı
kaldırmak
to waive immunity muafiyetten feragat etmek
war savaş
in the event of war savaş durumunda
to warn uyarmak
warning level uyarı düzeyi
warranty garanti
certificate of warranty garanti belgesi
waste atık
domestic wastewater evsel atık su
dumping of waste at sea atıkların denize verilmesi
hazardous waste tehlikeli atık
organic waste organik atık
recyclable waste geri kazanılabilir atık
recycling and disposing of wastes atıkların geri dönüşümü ve imha edilmesi
waste oils atık yağlar
waste water treatment facility atık su arıtma tesisi
water su
drinking water içme suyu
ground water yield yeraltı suyu verimi
inland waterway iç su yolu
natural spring water doğal kaynak suyu
remediation of water quality su kalitesinin iyileştirilmesi
surface waters yüzeysel sular
utility water kullanma suyu
wetland sulak alan
where appropriate uygun olduğu hallerde
whereas -dığından
89
to withdraw geri çek(il)mek
withdrawal of the marketed product ürünün piyasadan toplatılması
within içinde, içerisinde
within three months of the date of itibaren üç aylık bir süre içinde
work iş, çalışma
European Foundation for the Improvement of
Living and Working Conditions
Avrupa Yaşam ve Çalışma Koşullarını
İyileştirme Vakfı
European Agency for Safety and Health at
Work
Avrupa İş Güvenliği ve Sağlığı Ajansı
worker işçi
clandestine workers kaçak işçiler
European Foundation for the Improvements
of Life and Working Conditions
Avrupa Yaşam ve Çalışma Koşullarını
İyileştirme Vakfı
freedom of movement for workers işçilerin dolaşım özgürlüğü/serbestisi
illegal workers yasa dışı işçiler
migrant worker göçmen işçi
field work saha çalışması
work at piece rates parça başına çalışma
work at time rates zaman esasına göre çalışma
Kaynak:
HAZIRLAYANLAR KAYNAK
N. Hezar TANRISEVER AB Uzman Yardımcısı
Osman DÜZEL AB Uzman Yardımcısı
Bahar UYSAL Uzman Hukukçu

 



Incoming search terms: